Menu

Nerede Başlar Barış?

Barış, önce içimizde başlar kendimize karşı. Barış, annenin dilinde, sütünün akında başlar. Barış, konacak isimde edilen duada başlar. Barış, oyunda, oyuncakta öğretilen şarkıda başlar. Barış, kundakta, kucakta barış, yuvada, okulda başlar. Barış, bayramda seyranda barış, giyimde kuşamda başlar. Barış, yazılan tarihte okutulan kitaplarda başlar. Barış, bilimde, teknikte barış, gerçeğin ölçüsünde başlar. Barış, komşunun evinde, toplumun […]

Langston Hughes: Şiirde bir ırmak serinliği

Kitaplığı karıştırırken parmağım Langston Hughes (1902- 1967) Seçme Şiirler kitabına dokundu. Şairin bende olan tek kitabı, tam yirmi yıl önce almışım. Ergin Koparan’ın Türkçeye çevirdiği şiirler benliğimde hiç kalmamış. Bir şiir sever olarak şiirleri tekrar okuyunca, yeni bir pencere açıldı. Şiir: sade, özü kirlenmemiş bir ırmak gibi. Lirik dizelerinde, Amerika’da ‘zenci olmanın’ zorluklarını ve hayatta […]

Küçük İskender

“Marjinal şair” diye anılan bir metropol çocuğu: Derman İskender över. Nam-ı diğer; küçük İskender.. 1964 yılının 28 Mayıs’ında başladı onun yolculuğu.. İstanbul/Beşiktaş’ta, Necdet Tosun, Sami Hazinses gibi Yeşilçam’ın veteralarının ziyaretlerinin eksik olmadığı bir evde geçti çocukluğu. Ressam ve komünist bir babanın, ’80 sonrasında gençliği vurgun yemiş oğlu oldu o.. Çok sonraları, “Bazı babaların infılak eder […]

KÖY ENSTİTÜLÜ HASAN KUDAR

Fransa’nın Başkenti Paris’te bir hastanede, uzun yıllardır halk arasında “yaş ilerledikçe unutkanlık” olarak algılanan beyin  hastalığı Alzheimer hastası olarak hayatta kalma ve yaşama mücadelesini sürdüren Savaştepe Köy Enstitüsü mezunu, öğretmen-yazar Hasan Kudar; 19 Ocak 2017 tarihinde, 91 yaşında yaşamını yitirdi. Yaklaşık 56 yıldır Paris’te yaşayan ve yaşamının 10 yıla yakınını Alzheimer hastası olarak geçiren Kudar, […]

Gurk

kimse bilmiyor tarihini insanın insanı yemeye başlamasının el ele hesap sormayalı çok oldu ten etle kavgalı, kirpik gözle. beni kovalayan kasırga nicedir dölümün de peşinde sırtlan mayalı bir ekmekle doyurmak için güneşin gölgesinde yürüyen iz’sizlerle el ele. oysa sıcak kanın kokusu aynıdır bütün haritalarda her toprakta kederin yankısı ayırır tufanla bayramı nasılsa siz değildiniz Ali […]

GÜNLERDEN PERŞEMBEYDİ

(“Bulimik Sanat Manifestosu” adlı romanımdan alıntıdır, s. 248.) 28 Mart 1991, günlerden perşembeydi. Kerkük’ün 40 kilometre kuzeybatısında yer alan Altınköprü kasabası halkı güneşli bir ilkbahar sabahına açmıştı gözlerini. Güneş bir süredir olduğundan daha çok ışıldayıp ısıtıyordu havayı ve kerpiç evler ile doğaya hâkim olan sarı renk, yer yer çimen rengiyle örtülmeye başlamıştı. Ağaçlar çiçek açmaya […]

EMPATİ

’14 Şubat’tan sonra hızlı geçelim bu ayı. Ayıp olmasın, sırada kediler var; ‘Mart’ı bekleyen. Soğumasın sevgilerine ayırdıkları çatı uçları…

ÇIKIŞ

Ortası çukurca, bembeyaz bir yatakta açtı gözlerini. Üst bedeni çırılçıplaktı. Göğsünün bazı noktalarına siyah kablolar yerleştirilmiş, belirli aralıklarla sesler çıkaran pek çok cihazın ortasındaydı. Burası neresiydi? Doğrulup kendini beline kadar örten çarşafı açmak isterken kolundaki iğne izlerini fark etti. Hareket edemediğini anlayınca derin bir ızdırap ve şaşkınlık duydu. Hiçbir şey anlayamıyordu. Felç geçirmiş olabilir miydi? […]

Ciğer Parem

öyle üzüntülü olma ciğer parem bugün de verdiği sözü yine tutmadığı için öyle üzüntülü olma ciğer parem ömrümüz kum gibi parmaklarımızın arasından aktığı için tanrı çoktan zil zurna saat on ikiye beş var artık aldırış etmiyorum yelkovan yürüdükçe çarklar işledikçe her şey mümkün öyle üzüntülü olma ciğer parem ömrümüz kum gibi parmaklarımızın arasından kaydığı için […]

ÇEŞİT

Çeşit çeşit ayrılıklar Hangi zamanda hangi çiçek mülteci, Hangi toprak baldıran zehiri. Ey şiiri yurt tutan yalnız, Sen ayrılık dersin, özlem dersin Şarkılara gömersin kederi Ama yıldızlar göçüyor Ayevi’nden Gökyüzü senden daha yalnız. Dünya yuvarlak değil artık Işıksız barakalarda her şey dikdörtgen Bak tuzağa düşmüş devir Küçük ellerde diken diken Ve çeşit çeşit ayrılıklar… 8 […]