Menu

İSYANKÂR RÜBAİLER

-1- şu garip dünyaya geldiğim günden beridir maviyi sancır düşlerim, yüzümde gül çiziği, filozof bir ebe kesmiş belki de göbeğimi karanlık sarmalında hüzne doğuyor ömrüm. ( 2 Ocak 2003) -2- yaktın beni ah kadınım, sorgusuz sualsiz yaktın çözdün saran kollarımı, beni umarsız bıraktın, yokuşa sürdün gidişi, elimizde beş benzemez resti çektik ve yitirdik sonunda her […]

Birgün

Sevda demde kalır böyle Bitmez deme biter birgün En sevdiğin can yarenin Gitmez deme gider birgün Hasretinden prangalar Kopmaz deme kopar birgün Bu dert beni bin acıya Atmaz deme atar birgün Hiç bir dosta bel bağlama Vurmaz deme vurur birgün Benim çiçek yeni açtı Solmaz deme solar birgün Hiçbir söze güven olmaz Satmaz deme satar […]

KISA BOT

KISA BOT/ ÖYKÜ Dolmuştaydım; günün yorgunluğu vardı üzerimde. Hafta sonu olduğu için trafik ağır ilerliyordu. ‘İnip yürüsem eve daha erken varırım,’ diye düşünüyordum ama yürümeye takatim yoktu. Eh boyacı olmak zordur; sürekli fırça sallamaktan, merdiven inip çıkmaktan insanın imanı gevriyor. Yine de zevkli bir iştir. Hele haftalığını almış, cebindeki şişkinliği hissedebiliyorsan bundan ötesi olur muydu? […]

Kırlangıç Mezarı

Kırlangıç mezarıdır şimdi Odaları boşalan evler Çığlığına uyanır Dinmez karnının hayat sancısı Kurşuni hayallerin Üzerine titreyen gölgeler Sevda ateştir fitilin ucunda Konuşur hüznün lehçesinde bir kadın Gözleri çukur Sin dağını gömecek kadar derinde Göğsü sancak Elleri ayaz yarası Sarar şimdi kan içinde Zeytin dalı kırıklarını

İÇİNDE GEÇECEK

Şeytanın yatağından çıkarıyorum sevinçlerimi, Sağa sola döndükçe anlaşılmazlığın gece bekçileri Bardak bardak ter döküyorum Çoğaltmak için denizlerimi. Çoktan seçmeli haller sunuluyor insanlara Çok müzikli orta alkollü yerlerde. Onlardan birinde birinin burnundan Bütün hayatı geliyor durmadan, Yanağını sıkıyorum onun, gözünü öpüyorum, Diyorum, hepimiz nasıl benziyoruz birbirimize, Borç ve harç içinde geçti örneğin Görkemli halleri özlerken hayatımız. […]

SAMİMİYET PORTREM

Serin rüzgarlı bir ayışığında, Düşlere sıkı sıkı sarılmak… Kızgın güneşli bir gün ortasında, Umutla kucaklaşmak… Maviyle terleyip, Maviyle soluklanmak. Sahilde yürüyüp, Martılara yem atmak. Bir çoban kavalının yanık sesiyle, Yorgun göz kapaklarını kapatmak. Yoldaşlığın özlemini, İçten bir zılgıt sesiyle haykırmak. Halden bilmeze hal anlatmak. Kar yağınca kar topu oynamak. Komşunun bahçesindeki, Erik ağacından gizlice erik […]

Akdeniz Akar Gözlerinden

topuklarında kanat izleri nasıl da salınır sevinç teyzem havasından geçilmez haspamın üstünde yelek, altında etek: saten akdeniz akar teyzemin gözlerinden meraklı taze ya; üstelik de dilli bekleyecek hali yok bundan öte şöyle kendinden büyük, kerli ferli cebinde akrep olmayan, efendiden akdeniz akar teyzemin gözlerinden hiçbir şeyi takmaz asla, dürüsttür kalender yanını sever dostları çokça saygıda […]

HERKESİN BİR RAHMİ OLMALI

Herkesin bir rahmi olmalı. İçinde bir duygu barındırmalı, bir fikir büyütmeli belki… Ya da duvarında bir resim durmalı, odalarından müzik sesleri duyulmalı ve Tanrılar girip çıkmalı… Tanrılar girip çıkmalı… Herkesin bir rahmi olmalı. Hele de bir kadına aitse o rahim bir dünya taşımalı. Kanamalı, parçalanmalı ve nefes almalı ve Tanrılar girip çıkmalı!

OĞLUMA

Bir bedenin içinde filizlenen taptaze bir bedendin. Umut ve güven yüklü bir suda kana kana nefes almayı seçmiştin. Seni bekleyen bir hayat vardı, sabırla hazırlanmaktaydı ve bir Kasım sabahı kulak ardı edilemeyecek güzellikteydi onun davetkâr çağrısı. İşte HER ŞEY senin için böyle başladı.