Menu

Edebiyat Nöbeti Dergisi 6. Yaşına Girdi

Ahmet Zeki Yeşil Edebiyat yolculuğuna Samsun-Bafra’da, Temmuz 2015’de başlayan Edebiyat Nöbeti Dergisi, Temmuz-Ağustos 2021 tarihli 35. sayısıyla beş yaşını dolduruyor. Edebiyat Nöbeti, cumhuriyet sonrasında Bafra ilçesinde çıkarılan ilk edebiyat dergisi olma özelliğini taşıyor. Ulusal ölçekte aranan bir dergi haline gelen Edebiyat Nöbeti’nin her sayısı, Türkiye’nin dört bir yanında dağılıyor. Bilindiği gibi geçen yıl, “Nedret Gürcan […]

Yusuf Ferhat’ın Yeni Şiir Kitabı Çıktı.

Yusuf Ferhat’ın ikinci şiir kitabı “Kış Sürgünü Günler”, Klaros Yayınları etiketiyle çıktı. Anılan kitap, yaşamın içinde barındırdığı hüzün, ayrılık, özlem, aşk ve sevda kokan dizelerden oluşuyor. Yusuf Ferhat, “Kış Sürgünü Günler” başlıklı kitabı hakkında şunları söyledi: “Şiir toplumun aynası ve hayatın güncelliğidir. Kitabımda yer alan dizelerde, toplum duyarlılığına ve sorunlarına estetik bir dille dikkat çektim. […]

Fevzi Karadeniz

       “Eski  Zamanlar”                                                                                Nihat  Kemal Ateş         Sağlam bir gelenekten gelen gözüpek, duyarlı, içli, kararlı, duruşu ve tavrı sağlam bir anlatıcı (dengbej). Victor Hugo: “Sürgün her yerde yalnızdır.” Sözünü içselleştirmiş, düşünceleri için yola çıkarken,  önüne çıkacak olan her  türlü engeli gerekirse bedel ödeye ödeye yürüyeceğini, kararlılığını göstermiş bir çatal yürektir.Bu bağlamda; kimi yazısında yaşamı […]

8, 19, 15, 3, 26 ve 35

Eyyup Yıldırmış Hangi yıldı anımsamıyorum. Bir tren kompartımanında tek başıma oturmuş pencereden dışarıyı seyrediyordum. Bildik monoton bir akşam manzarası: Demir yolu şehrin ana caddesine paralel yol alırken . Yol kenarındaki binalar, ağaçlar uçan kuşlar ve hatta demir yolununun kenarındaki toprak zeminde oynaşan kedi köpek hep aynıydı. Tren istasyonundan ayrıldığı andan itibaren başlayan tekdüzelik kendi yaşantımı […]

Sabrın ve Yaratıcılığın Yalnız Şairi: Rilke

Bedriye Korkankorkmaz “yalnızlık benzer bir yağmura.yükselir denizden akşamlara; çıkar göklere,o ırak ve ücra ovalardan her zamanki yerine.ve dökülür gökten şehrin üzerine.tüm sokakların yüzü sabaha çevrilirken,bir şey bulamamış bedenlerbirbirlerinden hüsranla ve mutsuz ayrılırken;biri diğerinden nefret edenlerbir yatakta beraber uyumaya mecbur kalırkenaradaki o saatlere yağar: Yalnızlık sonra ırmaklarla akar.” Rainer Maria Rilke “Saf ve el değmemiş özelliklerini […]

Otuz Beş Yaş

Cahit Sıtkı Tarancı Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.Dante gibi ortasındayız ömrün.Delikanlı çağımızdaki cevher,Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?Benim mi Allahım bu çizgili yüz?Ya gözler altındaki mor halkalar?Neden böyle düşman görünürsünüz,Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan!Hangi resmime baksam ben değilim.Nerde o günler, o şevk, o […]

Aferin Virgül Sana

Ülkü Tamer Aferin virgül sana, sansara dikkat!Bekçi gibi düdüğünü uzaktan çalıyor,Uzaktan çiftliğe bir ölüm çiziyor,Çiziyor bir mezar, kazıcısı ibikten,Taşları tavuk tüyü, orduları ibikten,Bir manga sansar almış, kümesi kaçır;Çünkü aydede sansarı sevmiyor. Virgül sana aferin, bence çok önemlisin,Belki nokta değilsin, ama virgülsün;Ödevimin sonuna nokta koyarım;Sansarın boynuna ben silgi astımSilsin diye burnuyla pençerelerini,Sen çok cesursun virgül, saklanmıyorsun,Çünkü […]

İnsanı kendisinden daha iyi bir kendisine götüren…

Tuğba Gür Bazen her insanın benliğini, kendini, her şeyi bırakıp gidesi gelir. Bu gitmek isteği planlı bir seyahat, uçsuz bucaksız denizlerde tatil yapmak değil evvela. Kaybolmak, kendini dahi unutup en uzak yollara, en kuytu ücralara gitme isteğidir. Bir araştırmaya göre arıların zamanla yok olması demek dünyanın dengesinin bozulup, yeşilin azalacağını ve daha zorlu hayat şartların […]

İki Kalp Tek Yürek! Hellmunt Lutz ile Nevim Lutz

  Kemal Yalçın Hellmut Lutz, Türkçeyi kültür dili olarak çok iyi bilen ve kullanan bir Alman kardeşimizdir. Türkiye onun ikici vatanı olmuştur. Nevin Lutz, Almancayı bir kültür dili olarak çok iyi konuşan bir Türk kardeşimizdir. Türklerin en Almanıdır. Almanya onun ikinci vatanı olmuştur. Türkçeden Almancaya, Almancadan Türkçeye edebi metinler ve şiir çevirileri yapmaktadırlar. Hellmut Lutz, […]

Beraber Ayrı Yaşamak

 Abdullah Şanal ekilen düğün çiçeği kuşkuya uç verdi yaincili kaftan giyinsen dikiş tutmaz ipeği.astarı yalan dolandan, neresini tutarsındüşünmezsin öyle derin ve karanlık sularıgül yerine koklanır mı uzandığın bir çalı?!. deli dolu akıp gitmiş; kırık incecik dalımızuçkun sulara yazılmış sevdamızın izleri.sürgünlere kilitliyiz a başı gülmez yârimüzüldükçe düğümlenmiş soruların yumağıdünümüz var mıydı ki arkası yarın olsun?!. sürgüyü […]

Barış ve Kardeşlik

Özgür Metin Demirel doğruyu söylediğin içindokuz köyden de kovulsanonuncusuna girmenmümkün bile olmasahatta yüzüne bile bakılmadantutulsan da dışardaesir gibi, suçlu gibikabahatın faturasısana da çıksadoğru yine doğruyanlış yine yanlış oysakuşlar yine öteryürek atarduyulmasa da, kör karanlıktan sonragüneş yine dünyaya bakar sebebi unutulsa dabir de telafi edilmesi zor olmasapes edersen yaşam biter oysadurma, yılmayüreğin buram buram çığlıkeskiyi çiz,ölü […]

Tipik İnsan Davranışları

Beyaz bir gölgenin uzuvları belirginleşmeye başlayan bir embriyo gibi devindiğini gördüğüm o gün arkeoloji okumaya karar vermiştim. Amacım ekürisiz sokağa çıkmaktan korkan biri olarak anılmak istememek ya da kendimi okumuş gösterip toplum piramidinde yüksek ve ağır bir taş olabilmek değildi. O günü unutmadım. Gölge uzayıp kısalırken salınımları zamana ve estetik figürlerin fink attığı yetişkin çığırtkanlığını […]

İs Karası

Fatma Kurnaz Arıkuşu Kızıl aleve dönmüş duman tütmekteBüyük yıkımdan aklımda kalanİs karası kareler Yanık yün kokusu geliyor burnumaOysa ne itina ile dizerdi yüklüğe anam Yerlere saçılmış yataklar yorganlarSavrulmuş dört bir yana kitaplar defterlerEğilip alıyorum yarısı yanmış defterimiGöğsüme bastırıp haykırıyorumHer yer is karası Salonun çökmüş tavanındanGökyüzüne bakıyorumKüme küme yağmur bulutları geçiyorYağacaksınız biliyorum Mutfağa kayıyor gözlerimDolapta satır […]

Bavul

Bir gün çarşıdan havaalanına giderken son dönemeçte  münasebetsiz bir taksi şoförü önüme geçti. Her ne kadar sorun yapmadıysam da sıramı kapması moralimi bozmuştu. İki saate yakın bekledikten sonra sıra bize geldiğinde aniden, birçok yolcu ortaya çıktı. Önüme geçen taksiye bir yolcu yanaşıp “Frankfurt’a” demez mi! Kan beynime sıçradı. Dilimi ısırdım. Hakkım olan iyi turu kaçırdım […]

Keşke hiç gelmeseydik*

Kazım Cumert Öykü Açık konuşayım, bu memleketi hiç sevmedim ben, sevemedim. Geldim geleli kendimi hiç mi hiç rahat hissetmedim burada. Yabancı gibi, hatta köle gibi hissettim hep. İşe git, alışveriş yap, eve gel, yat. Ertesi gün gene aynı. Kurulmuş robot gibi, tekdüze, sıkıcı, bunaltıcı bir yaşam. Tek başına. Havası bile ruh karartıcı. Oysa Türkiye’de öyle […]

İki Köprü Arasında

Kazım Cumert Her pazar sabahı yapmaya çalıştığım kısa koşulardan biri için yollardayım gene. Çoğunlukla aynı güzahgâhı izlerim. Twitsvlietbrug’tan  Hasselterdijk’e çıkar, Masterbroekerbrug’a kadar Zwartewater’ı izleyerek koşarım. Oradan Staadshagen’a dalar ve yarım saat içinde tekrar evime dönerim.  Uzun bekleyişten sonra hava bahar kokmaya başladı neyse ki. Sokağımıza dikilen bir yıllık fidanlara kuşlar konuyor artık. Onların cıvıltılarıyla uyanmak […]

Şair, Yazar, Gazateci, Türkolog Abdullah Şanal İle Söyleşi

Söyleşen: Melek Doğan 1.Kısaca kendinizi anlatır mısınız?  Edebiyatımızın eski/meyen değerlerinden biri sayıyorum kendimi. 3 Ağustos  1947’de, şirin Beyşehir İlçesi’ne bağlı Yeşildağ kasabasında doğmuşum. Tarım ve hayvancılık ile uğraşan  geniş çevrenli varsıl ailem içinde ‘ okumaya, öğrenmeye, farklı ve kültürel bir konum edinip yükselmeye tutkulu ayrıksı bir çocuk oluşum’  kırsal kesim gerçeğini  zorlayan bazı sorunlar doğurup; bana, öğrenimim süresince zorlu […]

Kaç Yazmaz ki

Bektaş Tosun Doğanın en deli arısı olurumSayısız çiçeklerden sözcük dermeyeGönlümü kovan yaparım sarı bal dolusuBeklerim seni de kovanımdan içeri girmeye…..Bal kutusu kovan, dünya harikası peteklerDerilen çiçekler vızırtıya dönüşür sevinçtenGel gitler orkestra sesi gibi ruhu okşarkenKaç yazmaz ki kaslar ve damarlar sertleşmeye……Yeter ki aşk ile üfle nefesini bedenimeRakamlar yetmez kaç yazacağınaDudaklar ıslak, ten-tene uygunsaGönlümü dergah yaparım […]

Dağın Sakladıkları

Fatma Kurnaz Arıkuşu Nesini anlatayım? Dağ duyduğunu saklamış, ovalar ise yer açmış duyduğu her bir sese. Dağ ile ovanın arasında bir sır imiş bu! Güneş, bütün görkemi ile dolana dolana köyün toprak damları üstünde uzun çizgilerle ufka ulaşıp, arkasında koyu gölgeler oluştururdu. Çocuklar bütün gün kırda bayırda, kavurucu sıcaklarda bir araya gelirlerdi.  Böğürtlen, çiğdem, dikenli […]

How I Meet Your Mother

Gizem Fatma Doğruyol Siz hangisisiniz? Dizi insanı mı? Film insanı mı? Diyebilirsiniz ki ikisi de ama içten içe sizde birini daha fazla sevdiğinizi biliyorsunuz. Ben dizi insanıyım evet filmleri de çok severim hatta öyle filmler var ki on senelik dizilerden iyi olabiliyor. Bazı diziler var mükemmel başlayıp reyting uğruna harcanabiliyor ama bu başka bir yazının […]

Özgürlük Ateşi

Özgür Metin Demirel beyaz sayfaları kirletmeterk etme kara çizgilerin hıncınatanıyamadıysan aşkıuzak düşmüşsen sevdadan sevdalandım diyedolandırma dilindedeğerini anlamadıysan sevdanınanlamlandıramadıysan emeğiveremiyorsan acıya cevapmelhem olup dindiremiyorsanperçinlenen yürekleri yaşıyorum sanmapaylaşamıyorsan mutluluğusavaşlarda ölen çocuklar uğrunaakıtamıyorsan gözyaşıyüreğin oluk oluk kanamıyorsaaç kalan çocuklaraekmek özgürlük barış haykırmayavardıramıyorsan dilinimazlum halklar içinduramıyorsan dimdik savaşa karşıyükseltemiyorsan sesini avucunun içinde saklayamıyorsansığdıramıyorsan yüreğineözgürlük sevdasınıkoruyamıyorsan yaşamızalime baskıya göğüs geremiyorsanmahkum […]

Köy Enstitülülerin Açık Alnı

Nihat Kemal Ateş  Onyedi, onsekiz  yıl önce  eğitimle ilintili bir konferans için, Brüksel’de bir salonda dostlarla buluşmuştuk. Konuşmacı bir eğitimci, öğretmendi. Zayıf, kır saçlı, buğday tenli,üstü başı memleket kokan , çelebi gülüşlü, bilge duruşlu, kır çiçeği kokuşlu eğitimci bir beyefendiyi dinlemeye gitmiştik. Konuşmak için ona mikrofon uzatılmadan önce, sade,dupduru, vakur, dingin ses tonuyla;-Eğitimci, öğretmenim dedi. […]

“Ay”ın Gölgesi

Nuray Sevgi Nevizade Herkes bilsin kiKatil uşak değil bu hikâyedeGüneşten sebep“İçim”in buz sarnıçlarıZevk vermiyor cicimÖpücüklerin paslıÖpücüklerin tatsızDonduruyor içimiMevsim sımsıcakBir oğlak dönencesiGurur ayakta vakurAğustosta karBundan sebepAşkın dizleri çamurYitiriyor masumiyetini bir kadınGecenin kollarındaŞehvetin sesiKöhne bir acıHep aynı şarkıyı çalıyorSokakta laternacıİki nefes bir bedenYıldızlar altındaDudaklarda demleniyor mey gibiKızarıyor utancındanDüşüveriyor “ay”ın gölgesi Nuray Sevgi Nevizade göçmen bir ailenin kızı. […]

Larisa-Ürgüp Kardeş Şehir İlişkisini Kuranlar

Dünyaya örnek olan insanlar: ÜRGÜPLÜ EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ MUSTAFA GÜZELGÖZ, Larisa-Ürgüp Kardeş Şehir İlişkisini kuranlar: DİMİTRİOS KATSİKAS ile AZİZ GÜZELGÖZ Tek çiçekle bahar olmaz, fakat ilk çiçekler açmayınca da bahar gelmez! Ürgüplü Mustafa Güzelgöz, Aziz Güzelgöz ve Dimitrios Katsikas baharı müjdeleyen ilk çiçeklerdi. Onlar emek verip çiçek açmasalardı, günümüzde yaşadığımız baharlar belki de çok geç gelecekti. Mustafa […]

Gerek Kalmaz

Uzaklarda gök gürlemesirüzgarın ve bulutun elinde olduğuna göre kaderimçünkü duldalanacak yer yok bu şiirdeıslanacağım demek birazdan Güneş sıcaklığını mıhlar gölgenin etrafınaha bire kavrulan toprağı eşer tolgasıylaBahar tüm yeşilliğini yaza atar tohumunu saçarakkuraklık kökün içine saldırır, dağılır hüzünlenmekertenkele kaçar nöbetinden Yazlıktaki bahçenin içindeki çamın yarısı yeşildiğeri yarısı malumİnsanda genç yaşta bölünür özlemlerebirdenbire düğümlenir hava, çatallaşır yolBurkulur […]

Şiirler

PELİN MELTEM GÜNEYLİ aralıksız birpazarsabahıkahvemiyudumlarkenruhum,çocukyaşımadalıyor…özlediklerinekoşuyordurmaksızın,senligünlerimeçıkmazsokaklaragötürüyor…dönüşüolmayan,hasretdolumevsimlerebugitmelerasılmavidevrimlere…beyazıniçersindeki,sonsuzmavilere…

Gelincik

YÜKSEL ŞAHİN Kaldığım Şehirde Yalnızım Yokluğunu en çok hissettiğim günlerdir bu soğuk günlerYalnızlığında kaldığım bu şehrin kalabalığında tek başıma Sessizce Bir gün en ummadığın anda ölebilirimArkamda en güzel şiirlerimi miras bırakarak, sana aitGiderken seni de öldürebilirimSessizce içimde Anam Kadar Durup dururken sordu; “beni ne kadar seviyorsun”Ben birden kala kaldımNe diyeceğimi bilemedim bir anÇok desem az […]

Ciğerparem

öyle üzüntülü olma ciğerparembugün deverdiği sözü yine tutmadığı içinöyle üzüntülü olma ciğerparemömrümüz kum gibiparmaklarımızın arasından aktığı için tanrı çoktan zil zurnasaat onikiye beş varartık aldırış etmiyorumyelkovan yürüdükçeçarklar işledikçeher şey mümkün öyle üzüntülü olma ciğerparemömrümüz kum gibiparmaklarımızın arasından kaydığı içinöyle üzüntülü olma ciğerparembizden bir iz kalmasa da geriyeyarışıyoruz saate karşı soluklanmadan koşuşturmaktayızzıkkımlanabilmek içinkorkaklar gibi labirente sıkışanhâlâ […]

Şiirler

FEDERİCO GARCİA LORCA Anış Ben ölüncegömün gitarımla benikumlara. Ben ölünce,portakallarlananeler arasına. Ben ölüncegömün istersenizrüzgâr gülüne. Ölünce ben! Hoşça Kalın ÖlürsemAçık bırakın balkonu. Çocuk portakal yer.(Balkonumdan görürüm onu.) Orakçı ekin biçer.(Balkonumdan duyarım onu.) ÖlürsemAçık bırakın balkonu! Çeviri: A. KADİR, Afşar TİMUÇİN Atlının Türküsü KurtubaUzakta tek başına Ay kocaman at karaTorbamda zeytin karaBilirim de yollarıVaramam Kurtuba’ya Ovadan […]

Yeşim Büyükaslan’ın sorularına cevaplarım

Kemal Yalçın Oxford Üniversitesi’nde Emanet Çeyiz Üzerine Doktora çalışması yapan Yeşim Büyükaslan’ın sorularına cevaplarım. Emanet Çeyiz, Seninle Güler Yüreğim, Sarı Gelin/ Sari Gyalin, Hayatta Kalanlar, Anadolu’nun Evlatları, Kardeşlerim Var Uzaklarda ve Haymatlos adlı kitaplarınız birer sözlü tarih çalışması. Türkiye’de sözlü tarih çalışması yapanların, sözlü tarihe dayanarak belgesel roman ve öykü yazanların başında geliyorsunuz. Emanet Çeyiz- […]

Nihat Kemal Ateş’ in kitapları üzerine…

Raci Helvalı İlk çıkan kitabını elimde olmadığı için okuyamadım. Fakat, hakkında okuduğum yorumlara göre; Şiir kulvarında bir yüzücü, paylaşıldıkça çoğalan, çoğaldıkça daha da paylaşılan bir şair olduğunun ayrımına yeniden vardım… Şiir okyanusunda yüzüyor sevdalı şair!‘’Zarfa koymuş gülüşünü ve Gurbete göndermiş’’ biriktirmiş olduğu seçkin sözcüklerden oluşan şiirleri altınla kıyaslanacak derecede güzel…Şiirlerinin imgelerinde yüzüyor Nihat Kemal Ateş. […]

Gördüm

”Devir, eski devir değil” diyorlarDumanı gam tüten bacalar gördümİlimin önünde eğil diyorlarAmeli çok başka hocalar gördüm Kimi ağır ayak kimi süratlıZengin çalımlanıp geçti kıratlıKiminin derdi az kiminin katlıYetimin karnında acılar gördüm Sevgisiz eliyle taze yarayıDostuyla gitgide açan arayıBucaktan çıkınca sırma sarayıKümese çeviren bacılar gördüm Nefsi tımar etmek gelince ağırÖlüsü sırtında taşındı ağırFelaket tellalı beklerken sağırZulmü […]

Yabancı Dil Öğrenimi

Seza Coşkun Birçok insanın yapmak istediği ama yanlış yönlendirilme, korkular veya önyargılar gibi bazı temel hususlardan ötürü istediği başarıyı elde edemediği bir konu var: yabancı dil öğrenmek. Bu üç kelimeyi bir arada görmek pek çok insan için, ne yazık ki, oldukça korkutucu. Yabancı dil öğrenmenin “zor” olması, pahalı olması, yanlış teknikler kullanmak, yaş unsuru veya […]

Ali Şerik: Çalışkan, Üretken, Duyarlı Bir Şair

Kemal Yalçın ŞAİR ALİ ŞERİK İLE SÖYLEŞİ Ali Şerik Hollanda’da Türkçe-Hollandaca çıkan KARA ZAMBAK adlı edebiyat dergisinin, kurucusu ve yöneticisidir. Hollanda’ya gelen ilk Türk çocuklarından biridir. Hem işçi olarak çalışmakta hem de edebiyatla uğraşmaktadır. Edebiyat onun hayatının bir parçasıdır. Avrupa Türkiyeli Yazarlar Gurubu ATYG üyesidir. Türkiye’den Aavrupa’ya işçi göçün 60. Yılı vesilesiyle kendisiyle yaptığım söyleşiyi […]

Mevlüt Asar İle Söyleşi

Kemal Yalçın Mevlüt Asar Almanya’daki Türk edebiyatının tanınmış yazar ve şairlerindendir.  Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 60. yılında Mevlüt Asar ile bir söyleşi yaptım. Mevlüt Asar ile 1992 yılında Fakir Baykurt’un yönettiği Kuzey Ren Vestfalya Türkiyeli Yazarlar Grubu’nun toplantısında tanıştım. O günden beri dostluğumuz, arkadaşlığımız devam ediyor. Mevlüt, tam 35 yıl Duisburg’da Türkçe öğretmenliği yaptı. Emekli oldu. Öğretmenlikten emekli olunur, […]

Berna Olgaç’ın Çocuk Kitabı “Sevgili Dodo” Raflarda

Ahmet Zeki Yeşil Mühür Kitaplığı Yayınevi, çocuklar için eğlenceli ve öğretici kitaplar yayınlamaya devam ediyor. Şair ve çocuk kitabı yazarı Berna Olgaç, şimdi de ‘Sevgili Dodo’ ile küçük okurlarına gizemli ve eğlenceli bir dünyanın kapısını aralıyor. Sevgiye, arkadaşlığa ve daha pek çok değere vurgu yapan ‘Sevgili Dodo’nun  kapak görseli, karikatür sanatçısı Oğuz Gürel tarafından çizildi. […]

Portakal Çiçeği Kokusu ve Bir De Mehmet Tepebaşı*

Kazım Cumert Korona günlerinin insanları bunalttığı, evlerine tıkayarak cezalandırdığı günler. Sabah yatağınızdan kalkıp odanızdan aşağıya, mutfağa  iniyorsunuz. Saat ona gelmesine karşın karanlık gibi, pencerelerden içeriye gönül açan bir ışık sızmıyor, kasvetli bir hava var. Olsun diyorsunuz, bugün de sabaha çıktım ya, daha ne istiyorsun! Olsun diyorsunuz, evim sıcak içecek kahvem yapacak kahvaltım var ya, daha […]

Korona aşısını bulan Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci’ye Sonsuz teşekkürler!

Kemal Yalçın 2021 Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 60. Yılı. 60 yılda Anadolu’nun evlatları Almanya’da büyük başarılara imza attılar. Korona aşısını bulan Türkiye kökenli iki bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci insanlığın umudu, Almanya ve Türkiye’nin onuru oldular. Onların başarıları Almanya’daki göçmenlere, Türklere, Anadolu’nun Evlatlarına da özel bir mutluluk, kendine güven ve […]

Firdevs Tunçay ile söyleşi

Söyleşen Kemal Yalçın: Sayın Firdevs Tunçay mübadele üzerine bir kitap yazma düşüncesi size nereden geldi? Nasıl oluştu? Firdevs Tunçay: Değerli yazarım Kemal Yalçın, Cumhuriyet döneminin çok önemli olaylarından biri olan Nüfus Mübadelesi’ni anlattığım kitaplarım hakkında bana bu fırsatı verdiğin için çok teşekkür ederim. Bildiğiniz gibi “Mübadele” Farsça bir sözcüktür ve “değiş tokuş, trampa” anlamına gelmektedir. […]

Umutlarını İnci İnci Suya Düşüren Delikanlı

Oyhan Hasan Bıldırki Selâm gözlerimizde parlayan ilk gülümsemeydiGece gündüz duymak istediğimizÇiçek çiçek dal uçlarında açmış muhteşem tomurcukSanki yine Kafdağı’nın ardında tutuklanmışDolunaya bakamıyorum şimdiSeni göremezsemÜzülmeyesin diye Kaç yıl oldu biliyor musun güneşimiz ortalıkta görünmüyorPenceremiz açık olsa da kalbimize sızmıyorZamanın haramîleri sıralanmış yolumuza dizilmişTutuklayıp Kafdağı’na gönderecek birini arıyorİlk sabahta güneşe bakamıyorum şimdiSelâmını alamazsamÜzülmeyesin diye Çılgın deniz kudurmuş […]

Şair Onur Şahin

Şu sızlayan sancılı coğrafyandasıkıntı diye bir iklim var dört mevsim,gidilemeyen şehirsin hep kendine,telde diken, yarada dikiş, sözde yemin,aksak sabrınla yürüdüğün yol incinir,kasaba hüznü, dağ yolları, geçitler,yüzünde doğum lekesi gibi durur. 2015 yılında yayımlanan ilk kitabı Gamdan Kale ile büyük ilgi gören Onur Şahin’in yeni kitabı “Bun” kitap satış sitelerinde ve raflarda. Mustafa Fırat’ın genel yayın […]

“Kalbim Rumeli’de Kaldı” Yazar Firdevs Tunçay

Kemal Yalçın Büyük Mübadele, büyük kopuş, büyük acı, büyük hasret demektir. Rumlar ve Türkler, Ortodokslar ve Müslümanlar gözleri arkada kalarak,bir daha geri dönmemek üzere evlerini barklarını, mallarını mülklerini, dağlarını ovalarını, atalarının mezarlarını geride bırakarak mecburi mübadeleye tabi tutulmuşlardır. Türk olsun, Rum olsun birinci, ikinci nesil mübadiller ahlarla, vahlarla, büyük hasretlerle var oldukları topraklara doyamadan, bu dünyadan […]

Kitapların izleri

Murat Tuncel Her insanın olduğu gibi bir yazarın karakter oluşumu da çeşitli evrelerden geçer. Sağlıklı ve verimli bir karakterin oluşması ise usumuzun en iyi algıladığı zamanlarda gereken gıdayı almasına bağlıdır. Bu da hem yaşadığımız koşullara, hem de sosyal çevremizdekilerin bilinç düzeyiyle doğru orantılıdır. Buradan şu sonuç çıkarılmasın; iyi olanağı olanlar hep en iyiye ulaşırlar. Hayır […]

Yeni bir mübadele romanı: Omorfo Girit – Güzel Selanik

Kemal Yalçın ‘Mübadele’ Türkiye tarihinin çok önemli, tarihsel ve toplumsal olaylarından biridir. Mübadele; basit anlamıyla insan değiş-tokuşudur. Aslında büyük kopuş, büyük hasret demektir. 1912-1924 yılları arasında Yunanistan ve Ege adalarından altı yüz bin kadar Müslüman – Türk mecburi olarak Türkiye’ye gelmişti. Daha sonra Bulgaristan’dan, Makedonya’dan, Balkanlardan, Kafkaslardan Türkiye’ye çok göçmen geldi. Gerçekçi tahminlere göre Türkiye’de […]

Gül Ayşe Aydemir Yaldız ile Omorfo Girit – Güzel Selanik romanı üzerine söyleşi

Kemal Yalçın: Sevgili Sınıf Arkadaşım Gül Ayşe, Çapa Yüksek Öğretmen 1968 – 1969 Ders Yılı, Hazırlık Edebiyat sınıfında sen benim önümdeki sırada oturuyordun. Arada sırada saçını çekerdim, seni kızdırırdım. Dün gibi, bugün gibi… Aradan elli iki yıl geçti. Çok şükür sağ salim söyleşi yapıyoruz. Çok güzel bir duygu bu! Bu kitabı yazma düşüncesi aklına nereden […]

‘Kadınlık’ Bir Kurmacadır!

Çiya Andok Yaşamdaki her şeyi deneyimlemek bir insan ömrüne sığabilir mi? Bir başka şekilde soracak olursak; koca bir yaşamı deneyimlemek mümkün müdür? Sanırım  buna ‘elbette hayır’ yanıtını veririz. Öyle ya, bunca insanlık deneyimini öğrenme çabamızın amacı bu deneyimi öğrenmek isteğinden başka ne olabilir ki? Bir ömre sığmayacak kadar çok ve derin olan o bilgiyi Öte […]

Al beni, ey ezeli gece, kollarının arasına

Al beni, ey ezeli gece, kollarının arasınave oğul de bana, kralım benkendi isteğiyle terk etmişdüş ve yorgunluk tahtını. kılıcımı, yorgun kollarıma ağır gelen,yiğit ve serinkanlı ellere teslim ettim;asam ve tacım, bekleme odasında,un ufak edip bıraktım. örme zırhım, tamamen yararsız,tıkırtılı mahmuzlarım öyle işe yaramaz,cilalı merdivenlerde bıraktım hepsini. çıkarıp attım, bedenimden ve ruhumdan, krallığı,ve yeniden kavuştum antik […]

BAZI

Bazı şeyler senindirMesela bir rüzgâr sana aittirYalnız seni üşütürBir yıldız senindirYalnız sana yol gösterirYoksa kaybolup gidersinKaybolup gidersinVe o zaman anlarsınOnun ışığınıAcılarda öyledirBir acı yalnız seni yakarAnladım derlerAnlayamazlarAcılar çoğul değildirOnların çoğul ekleri yokturTakınmazlarVe bilmezlerVarlığında yalnızlık vardır acınınBundan sonra açılmaz kapılarÇalan olmazBazı şeyler senindirMesela şimdi yaşadıkların gibiGözlerinden akıp gidenler gibiHayat da senden gidecek bir günAnlattığın gibi

SUSMUYOR

bugün yine bir garip hallerdeyimdilim sussa bile gönül susmuyorsanki sükut etmiş bir seherdeyimkelam sussa bile kalem susmuyor… zifri bir karanlık tatsız bir gecezihnimi zorluyor bir sürü tümcesisli hatıralar akla gelincedünüm sussa bile bugün susmuyor… yüreğim sılada beden gurbettebir yanım kal derken biri hicrettevarmak istediğim varılmaz yerdeaklım sussa bile saklım susmuyor… hüzün denizinde bir damla suyumsevda […]

Razıyım

Kadir mevlâm senden çok sey istemem.Her gün bir inciye bile razıyım.Bakır kazanımı alsan ver demem,Altın sürahiye bile razıyım. Komşuya eşek ver, pek asi olsun,Sütsüz inek, arık düvesi olsun.İğne yutmuş bir kaç devesi olsun,Bir tek ferrariye bile razıyım. Kanaatsız kullar olmazsa razı,Yüzlerce tavşan ver, bana bir tazı.Hakkıma düşmezse bin koyun, kuzu,Demir teyyâreye bile razıyım. Bütün paraları […]

Merih Günay ile Yazın Yolculuğu Üzerine Söyleşi

Zerrin Oktay -Merih Günay kimdir, bize kendi sözcüklerinizle anlatır mısınız? -Çocuk sayılacak yaşta İstanbul’a göçmüş İskenderunlu bir terziyle İstanbullu bir ev hanımının üç oğlundan ortanca olanıyım. Başarılı sayılamayacak kısa bir tahsil hayatından sonra ben de neredeyse çocuk sayılacak yaştan itibaren türlü diplomasız işlerle uğraşarak ayakta kalabilme mücadelesi veriyorum. Bu yönde de hatırı sayılır bir başarı […]

Yarım Asırlık Abajur Acısı

Murat Orçan Toplama kampının tepesindeki keskin nişancı talim ederken vurdu onu. Önce bacağından vurdular sonra başından. Sonradan öğrendim ki önce bacağından vurulmasının sebebi kaçıyormuş gibi göstermek istediklerindenmiş. Adı Haim’di. Ranza arkadaşıydık. Ama öyle o alt ranzada, ben üst ranzada yatıyor değildik. İki katlı bir ranzanın alt katında beraber yaşıyorduk. 47 gün boyunca aynı yatağı paylaştık. […]

Direnenlerin Gülüşü/ Dar-ı Sır

Çiya Andok Sibel Ünal’ın Sabahın Ucu adlı öykü kitabıyla başlayan yazınsal yürüyüşü, Dar-ı Sır’a bağlanarak yoluna devam ediyor. Bir okur olarak, daha ilk satırlarda metnin dosdoğru ve hiç kuşku duymadan sizi elinizden tutup başka bir coğrafyaya götürdüğünü duyumsarsınız. Yalın, güçlü ve yeni anlamlar giyinerek ilerler sözcükler ve kendi mecrasını bulur. Bu, kendinden emin bir yürüyüştür. […]

MUSTAFA DEMİRCİOĞLU

GÜZ SOKAĞI BİLA NOLU EV Her zamanki teni vardı üstündeVe nakışlı düşleri yanındaRüzgârın akşam serinliğineGüzün sonunu silkeliyordu Suyun yüzünde ışıldayanEski bahçelerin hasreti gibiBitmemiş bir sevdanın ola kiSuskunluğunu mırıldanıyordu Ellerinin mevsiminde bir sarıRengârenk başlangıçlardan uzakHayıfla kirpiklenmiş gözleriniYalnızlığın sularıyla yıkıyordu Tek tük birkaç anısı boşluktaHüzün elbisesi giydirmediğiZamanın hallaçlığına karşıBir yanıp bir sönüyordu MUSTAFA DEMİRCİOĞLU: 1953 yılında Pazarcık […]

Gedichten in corona tijden

DE STILTE de stilte duurt lang,verzonken in de dieptebedwingt zij ongekende luikende angst om te verwerkende hoop om te delen een geliefde bezocht mij in mijn droommet een oogverblindend lachjefluisterde zij toverwoorden“voel de pijn van de medemens”dan pas kun jij je helen Muzaffer Yanık, Dordrecht, 21 maart 2020 DE PADEN NAAR HET BEGINPUNT een onzichtbaar […]

URFA ARKEOLOJİ MÜZESİ

Hadi Neşe, bir fıkra ile girelim şu kapıdan. Bir gün bizim gibi gezmeyi seven üç arkadaş yola çıkmışlar. Çıktıkları o uzun yolda yamyamların eline düşmüşler. Yayamlar, üçünü de yemek üzereyken mühendis olan, teknik becerisini gösterip yenmekten kurtulmuş. Doktor da reisin karın ağrısına çare bulmuş, o da kurtulmuş. Sıra gelmiş bilgeye. Yamyamlar, onun becerisini sormuşlar. Doktorla […]

DOĞAN GÜNEŞE

İstanbul uzaklaşan bir vapurunTerkinde kaldıGüvertesindesin el sallıyorsunYalnızlıklarınaBıraktığın sevdanAcıtıyor içiniUnutursun zamanlaİstanbul şimdiUzak sana ve sevdanaVapurun açtığı yelkenArtık yeni bir hayataMerhaba de doğan güneşe

NEDEN Mİ YAZ(M)IYORUM?

(Yazarlara sorulan klasik sorulardan biri şudur: Neden yazıyorsun, (yazmıyorsa) ya da artık neden yazmıyorsun? Tabi buna herkes kendince cevap verir. Bazıları yazmayı sevdikleri veya onu bir hobi veya iş edindikleri için, bazıları toplumsal olayların dürtüsüyle, bazıları okunmak, bazıları tanınmak, bazıları bilmem ne için… Bunu uzatmak mümkün… Peki ben neden yazıyorum veya yazmıyorum?) Dinlemek insanın en […]

Saçlarına kışı takmışsın

gecenin kara gözlerindenyüzü aydınlık bir güne evriliyor zamansen saçlarına kışı takmışsın yabenden de bahari bir gülümseme istiyorsun… hüzün bakışıyorumhayatımdır diye özet diye geçiyorsunsus diyorum, konuşma !ay alnında mekan kurmuşgözlerin yanıp sönen iki yıldızsaçların sabahın yelidirkolların seni yarına vardıran kanatların,ellerinse hayatı anlatan kalemindir… sözlerini yüreğinle tanıştır anlat…hayat dediğin budur işte şiir anlatandırdüşlerdeki karşılığıdır gerçek hayatın yalnızlığındır […]

CUMHURİYET bir aydın-lanma hareketidir aynı zamanda

Avrupa’daki aydınlanma hareketini bilmeyen yoktur. 1650 – 1800 yılları arasında başlayıp, gelişip ve olgunlaşan bir harekettir. René Descartes, Baruch Spinoza, Rousseau, Montesquieu, Voltaire, Diderot ve Adam Smith aydınlanma hareketi kapsamında anılan ve tanınan isimlerdir. Aklın merkeze oturtulduğu, eğitimde ve bilimdeki gelişmelerin yanı sıra sosyal reformların hız kazandığı bir dönemdir. Bu dönemin en belirgin özelliği şüphesiz […]

AYASOFYA, YEŞİL BAYRAK VE KILIÇ

24 Temmuz, Cuma günü, Ayasofya’nın camileştirilmesi Türkiye’de yeni bir dönemin gösterisi oldu. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, elinde Osmanlı kılıcıyla, yeşil hilafet bayrağı altında, Cumhurbaşkanının önünde hutbe okudu. Mimbere ay yıldızlı kırmızı Cumhuriyet Bayrağı yerine yeşil hilafet bayrağı asılması, ele kalem yerine kılıç alınması, Mustafa Kemal Atatürk’ün adının ağza alınmaması ve dolaylı […]

Hasan Hüseyin’i Dinlerken

Türk edebiyatının en büyük ustalarından biri de kuşkusuz toplumcu-gerçekçi şair Hasan Hüseyin (Korkmazgil)dir. Kendisine has olan şiir üslubu ve şiirde yarattığı melodi unutulmayacak bir güzelliktedir. Şiirlerinde sürekli emekçilerin, ezilenlerin ve yoksullardan yanında olması, onu Türk siyasetinde pek sevimli kıldırmadığı da açıktır. 1950’lerde başlayan köylerden kentlere göç eden Anadolu halkının, fabrika işçilerinin ve küçük esnafın duygularını, […]

Sanatçılar Girişimi

Sanatçılar Girişimi çok sayıda sanatçı ve yazarın imzasıyla, ülkede yaşanan sorunlara dair bir bildiri yayımladı. “Sevgili halkımıza” ifadesiyle başlayan ve Müjde Ar’dan Levent Üzümcü’ye, Adnan Özyalçıner’den Ataol Behramoğlu’na, Müjdat Gezen’den Rutkay Aziz’e kadar birçok sanatçının imza attığı açıklamada, “Pek çok müzisyen, ressam, heykeltıraş, çağdaş sanatçımız günlük yaşamlarını sürdürme konusunda çözümsüz sorunlar yaşamaktadırlar. Ülkesine sevgiyle, onurla, […]

KAMİL BULUT, Tabuları yıkan cesur bir yazar

Kemal Yalçın Yazar Kamil Bulut, ikinci baskısı Almanya’da 2015’te yayınlanan iki ciltlik “KİTABIMIZ” adlı eserinde dört kutsal kitabı Kur’an, İncil, Tevrat ve Zebur’u karşılaştırıyor. Türkiye’de askeri ve dini konular tabudur. Bu konularda gerçekleri yazmak, yayınlamak çok zor ve belalıdır. Yazar Kamil Bulut belalı ve zor olan dini konuda 30 yıl araştırma yaptı. Din felsefesi, metafizik […]

yanıp kavrulan dünyamızda

Özgür Metin Demirel yanıp kavrulan dünyamızdakatledilen günün arifesinde,fabrika bacalarından yükselen zehirli gazlardenizlere akıtılan zehirli sularliman kentlere sürülen plastik çöplerçöplükten oluşan yeni dağları dünyanıntüm canlılarıbitkileri ve hayvanlarıyok eden ilaçlartek ellerin yaşamı yok eden tekelleridoğayı yok sayan iklimi değiştiren savaşlarparanın, servetin eliyle yorgun düşeniklimin nefesisavaşla, çarpık kentleşmeyle birlikteservete değişilen doğapazar kaygısıylaçarpık üretimi kutsayanlaryalnız kasaları dolsun diyeparmakla sayılabilecek […]

Şair Kemal Gürcan’ın şiirlerinin özellikleri

Kemal Yalçın Gelincikler yine gelin olacakÖzgürlük,Gözlerimde tüten Akdeniz! Şair Kemal Gürcan yerelden evrensele ulaşmak ister.Denizli’den havalandırdığı üç kanatlı kuşAnadolu’nun üstünde dolanır, öter, konarve sonra dünyaya doğru uçar gider. 1956 yılında Denizli’de Sırakapılar Mahallesi’nde doğan Kemal Gürcan, Denizli’de yaşayan bir şairdir. Kendisini “amatör şair” olarak tanımlar. Alçak gönüllüdür. Fakat bana göre Kemal Gürcan estetik değeri yüksek […]

Savaşsız bir dünya istiyorum hem de şimdi

Ali Şerik Savaşsız bir dünya istiyorum.Evin dış duvarı için,trafik lambası için, kaldırım taşları için,ağacın ince dalları için.Savaşsız bir dünya istiyorum.Susanlar için, korkaklar için, hainler için, çocuklar için.Biliyorum, birden olacak iş değil bu,ama istiyorum hem de şimdi.Yarınlar için, uzay çağı için istiyorum,yıldızlar ötesi için istiyorum.Savaşsız bir dünya istiyorum.Akvaryumdaki balık için,sahibini tekrarlayan papağan için,sırtımdaki çanta için,senin, benim […]

Yazar Murat Tuncel’in “Osmanlılar” üst başlıklı nehir romanları ve Türk Edebiyatı’na getirdiği yenilikler

Murat Tuncel “Osmanlılar” üst başlıklı nehir romanlarıyla Türk edebiyatına yeni bir tarihi roman tarzı ve anlayışı getiriyor. Yazar bu romanlarını 20 yıldan fazla süren bir araştırma ve  incelemeden sonra 2010 yılında yazmaya başlamıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1350-1850 tarihleri arasındaki 500 yıllık zamanı  tarihi belgesel roman tarzında işleyen yazar, aynı zamanda 500 yıllık zamanın romanını yazıyor. Her […]

Murat Tuncel ile “Osmanlı-lar” üst başlıklı, altı ciltlik nehir romanları hakkında söyleşi

Söyleşen  Kemal Yalçın  Osmanlı İmparatorluğu’nun 1350-1850 yılları arasındaki 500 yıllık zamanının tarihi olaylarını, sosyolojik değişimlerini işleyen, işlenen zamanın öncesi Osmanlı coğrafyasında yaşanmış mitolojik öykülere göndermeler yapan   “Osmanlılar” üst başlıklı ve altı nehir romandan oluşan tarihi romanlar serisi hakkında Yazar Murat Tuncel’e sorduğum sorulara aldığım cevapları sizlerle paylaşıyorum. Sevgili Murat Tuncel, Osmanlılar seri romanlarının hazırlığına  ne […]

KIRBAŞ VE DAĞLAR

 (Anı-Anlatı)     Abdullah ŞANAL Köyde horozlar öterken kağnılarımız yolda. Aheste yürüyor öküzler. Kaynaş Koruluğu’nu geçip taşlı-dik dağ yoluna saptık. Bekirin Yaylası’na çıkıyoruz. Uykuluyum. Öküzler de uyur-gezer gibi, öndeki kağnıyı izliyor alaca karanlıkta. Güneş sislerin tül perdesini aralarken Anamaslar’daydık. Yaptığımız küçük bir keşif gezisiyle, aradığımız odunluk meşeliği de  bulduk sonunda. Öküzleri koşumlarından salar salmaz Mithat kesime […]

YOLLARA ÇIĞ DÜŞMÜŞ

yine kar boranda dumanlı dağlarkaldım gurbetlerde yüreğim yanargözlerim çaresiz yaşla doluyorkırık hicran sazı ciğerim dağlar. yollara çığ düşmüş, sesin gelmiyorselamsız uçuyor allı turnalarsevdiğim, gün olur gelir ya baharhasret bağımızda güller soluyor. dertliyim, azığım ağı oluyorahımdan eloğlu saray kuruyorbağrıma çökmeyin imansız dağlaryıkmaya gözlerim yaşla doluyor. Abdullah ŞANAL

Sahile Vuran Kelebek

Aylardır dünyayı dehşet ve korku içinde bırakan Kara Vandalların Kobanê’ye saldıracakları haberleri geliyordu çöl taraflarından. Kara elbiseli, kara bayraklı ve kara kalpliydiler… Hunharca öldürüyorlardı, yakaladıklarını kesiyor, kadınları satmak için kaçırıyorlardı. Köylerin boşaltılması çağrıları yapılınca insanlar çaresizlik içinde tozlu yollara düşüp, kanla, terle, havarlar arasında sınıra vardılar. Binlerce insan, yaşlısı, genci ve çocuğuyla; endişe, korku ve […]

ŞEHİR MEKTUPLARI

Şehirlerin görüntüleri gölgeler gibi Yaprak yaprak değişiyor Varacağı yere gayretli bir otobüs Koltuğunda iken sen Şehir duruyor aslında giden sensin Seninle beraber yola devam eden Yalnızlığın Şehir el sallamadı sana arkandan Ve sen o şehirde Bırakamadın acılarını Şehirlerin görüntüleri Gölgeler gibi Yaprak yaprak değişiyor Kimi aydınlık kimi daha yeni yeşermede Şehirlerin de var olası yalnızlıkları […]

İSYANKÂR RÜBAİLER

-1- şu garip dünyaya geldiğim günden beridir maviyi sancır düşlerim, yüzümde gül çiziği, filozof bir ebe kesmiş belki de göbeğimi karanlık sarmalında hüzne doğuyor ömrüm. ( 2 Ocak 2003) -2- yaktın beni ah kadınım, sorgusuz sualsiz yaktın çözdün saran kollarımı, beni umarsız bıraktın, yokuşa sürdün gidişi, elimizde beş benzemez resti çektik ve yitirdik sonunda her […]

Birgün

Sevda demde kalır böyle Bitmez deme biter birgün En sevdiğin can yarenin Gitmez deme gider birgün Hasretinden prangalar Kopmaz deme kopar birgün Bu dert beni bin acıya Atmaz deme atar birgün Hiç bir dosta bel bağlama Vurmaz deme vurur birgün Benim çiçek yeni açtı Solmaz deme solar birgün Hiçbir söze güven olmaz Satmaz deme satar […]

KISA BOT

KISA BOT/ ÖYKÜ Dolmuştaydım; günün yorgunluğu vardı üzerimde. Hafta sonu olduğu için trafik ağır ilerliyordu. ‘İnip yürüsem eve daha erken varırım,’ diye düşünüyordum ama yürümeye takatim yoktu. Eh boyacı olmak zordur; sürekli fırça sallamaktan, merdiven inip çıkmaktan insanın imanı gevriyor. Yine de zevkli bir iştir. Hele haftalığını almış, cebindeki şişkinliği hissedebiliyorsan bundan ötesi olur muydu? […]

Kırlangıç Mezarı

Kırlangıç mezarıdır şimdi Odaları boşalan evler Çığlığına uyanır Dinmez karnının hayat sancısı Kurşuni hayallerin Üzerine titreyen gölgeler Sevda ateştir fitilin ucunda Konuşur hüznün lehçesinde bir kadın Gözleri çukur Sin dağını gömecek kadar derinde Göğsü sancak Elleri ayaz yarası Sarar şimdi kan içinde Zeytin dalı kırıklarını

İÇİNDE GEÇECEK

Şeytanın yatağından çıkarıyorum sevinçlerimi, Sağa sola döndükçe anlaşılmazlığın gece bekçileri Bardak bardak ter döküyorum Çoğaltmak için denizlerimi. Çoktan seçmeli haller sunuluyor insanlara Çok müzikli orta alkollü yerlerde. Onlardan birinde birinin burnundan Bütün hayatı geliyor durmadan, Yanağını sıkıyorum onun, gözünü öpüyorum, Diyorum, hepimiz nasıl benziyoruz birbirimize, Borç ve harç içinde geçti örneğin Görkemli halleri özlerken hayatımız. […]

SAMİMİYET PORTREM

Serin rüzgarlı bir ayışığında, Düşlere sıkı sıkı sarılmak… Kızgın güneşli bir gün ortasında, Umutla kucaklaşmak… Maviyle terleyip, Maviyle soluklanmak. Sahilde yürüyüp, Martılara yem atmak. Bir çoban kavalının yanık sesiyle, Yorgun göz kapaklarını kapatmak. Yoldaşlığın özlemini, İçten bir zılgıt sesiyle haykırmak. Halden bilmeze hal anlatmak. Kar yağınca kar topu oynamak. Komşunun bahçesindeki, Erik ağacından gizlice erik […]

Akdeniz Akar Gözlerinden

topuklarında kanat izleri nasıl da salınır sevinç teyzem havasından geçilmez haspamın üstünde yelek, altında etek: saten akdeniz akar teyzemin gözlerinden meraklı taze ya; üstelik de dilli bekleyecek hali yok bundan öte şöyle kendinden büyük, kerli ferli cebinde akrep olmayan, efendiden akdeniz akar teyzemin gözlerinden hiçbir şeyi takmaz asla, dürüsttür kalender yanını sever dostları çokça saygıda […]

HERKESİN BİR RAHMİ OLMALI

Herkesin bir rahmi olmalı. İçinde bir duygu barındırmalı, bir fikir büyütmeli belki… Ya da duvarında bir resim durmalı, odalarından müzik sesleri duyulmalı ve Tanrılar girip çıkmalı… Tanrılar girip çıkmalı… Herkesin bir rahmi olmalı. Hele de bir kadına aitse o rahim bir dünya taşımalı. Kanamalı, parçalanmalı ve nefes almalı ve Tanrılar girip çıkmalı!

OĞLUMA

Bir bedenin içinde filizlenen taptaze bir bedendin. Umut ve güven yüklü bir suda kana kana nefes almayı seçmiştin. Seni bekleyen bir hayat vardı, sabırla hazırlanmaktaydı ve bir Kasım sabahı kulak ardı edilemeyecek güzellikteydi onun davetkâr çağrısı. İşte HER ŞEY senin için böyle başladı.

ALDIRMIYOR, YIRTILMIYOR

Paket paket geçiyor zaman, Koltuğumun altında küçük bir manifesto Yürürlükte kalma kaygısında Bir türkü olup düşüyor ağzıma. Kalp sokulmayan buralarda Asi sözler tel boyunda vurulur. Sizin yüzünüz aldırmıyor onlara, yırtılmıyor, En gerçek haliyle eğilip kulağıma Karşı kıyıları anlatıyor, Bir türkü olup düşüyor ağzıma. O tarafların her dizesini ezbere bilen Geçmişimin yalancısıyım, Bir elimi kaldırmışım, Söz […]

Zehir Zıkkım Bir Soru

Ben marjinal zakkum Sen zorba manşinel Hangimizin sütü bozuk Ben farklılık ararım Sen dokunanı yakarken Aşkı sarmak benim işim Sigaramın dumanına, Akdenizli deli-şiir Bir Ezginin Günlüğü’nde Rengini keyfimce seçtiğim Ya sen Amerikalı manşinel Hiç merak ettin mi O yağmur damlasını Sıçramaktan ödü kopan Ve soluyanı boğduğun O kör zifir har sabahı Biz iyi biliriz iyi […]

Yüreğini Sevdaya Sal

Akşam evine dönerken yorgun Uğrayıp denize Bir tutam yakamoz al Gözlerini yerde Unutma sakın O güzel gülüşünü yollara sal İşveli bir kadının Yarı açık perdesinde Unut yüreğini sevdaya sal Biliyorum özlemek nefesten de ağır Çekersen içine Ölürüm sanırsın Üzülme bahar Yakındır sevdiceğim Tutma gözyaşını toprağa sal

YA SEN

Ne olduysa o gün oldu.  O gün anlam kazandı yaşamak. Bir başka gözle gördüm doğayı. Ağaçların gülümsemesine, gökyüzünün beni  izlediğine, kuşların beni nasıl bir arzuyla  o senfoniye davet ettiğine, kapıların, pencerelerin bana açıldığına, renklerin  beni dansa  kaldırışına, bir adım mutluluğun  ne anlama geldiğine…  Unutulmuşluğun nasıl dile getirildiğine işte o gün tanık oldum. Bir  manavdan, bir işportacıdan, bir ayakkabı  […]

VAR YA

Henüz saçları ağarmadan Çeyrek asırlık anılarıyla Zor sözcüklerin oynak manalarıyla Kendini vuranlar var ya Hani bir şiirin coğrafyasından Yeryüzüne düşenler Kanatıp ellerini Son satırlarda Sonsuza övgüler düzenler Hani bu hayat değirmeninde Öğüttükçe yalnızlığı Aç kalan benleriyle Kavga edip küsenler Hani bir şiirin sonunda Susarak ölenler var ya…

Üç Onluk Eski İki Boncuk

Yaşım üç onluk eksi iki boncuk Sayı sayıdır boncuklar Bizler, saymayı severiz. Boncuk boncuk işlenmiş bir marifet gibi yaşanır buralar Marifeti kendinden Her gün daha becerikli ellerle Arada biraz beceriksiz. Bir otopsi izledim, yakından. İp koptuğunda her yere dağılan boncuklar en umulmadık yerlere gider hani Evin bir köşesinde bucağında Beklenmedik günün birinde karşına çıkar Artık […]

SARAYBOSNA’NIN ÇELLİSTİ

(“Kız Kardeşlik Güçlüdür” adlı romanımdan alıntıdır, s. 152.) Yıl 1945’tir. Almanya’nın Dresden şehri müttefikler tarafından ağır bir şekilde bombardımana tutulur. İçinde pek çok el yazması eseri barındıran Dresden Kütüphanesi de bombalardan nasibini alır. Savaşın bitmesinin hemen ardından kültürel mirası kurtarmak amacıyla şehre gelen ve kütüphanedeki el yazması eserler üzerinde çalışmaya başlayanlar olur. Aralarında İtalyan bir […]

PARİS

Konar konmaz çarkına gecenin uykuya varıyor kaybolanlar derinde gürleyen dehlizlerde, ama aydınlık olduğumuz her yer. Kollarımız pür çiçek yıllarca biriken küstümotu; altın yağıyor köprüden köprüye ırmağa soluksuz. Ayazdan bir ışık, daha da soğuk kapıda mermer, ve fiskiyelerin küvetleri inmiş yarıya çoktan. Ne olacak şimdi, biz, özlemden sendeliyorsak savrulan saç uçlarımıza kadar, orada durup sorunca: ne […]

OYSA

Şimdi geceyi yırtıp beyaz göğsüne Resmetmek umudumu Renginde sevdanın Solmak ince ince Bir dağın eteğinde Soyunmak yarına Sokulup koynuna baharın Koklamak vardı derin derin Şimdi bir türkünün yangınında Tutuşmak yüreğimden İnandığım her ne varsa Silmek vardı usul usul Oysa ben bu şehirde Sahipsiz bir özlemin Yasını tutuyorum Oysa ben bu şehirde Buz tutan kaldırım taşlarına […]

Ötesi

Ya günbatımı kırmızı kalbe nispet Ya telaşlı yakamoz ay tutulası Yağmur billur hatırlatır da yaprak kuş Dudak tam söz eksik Üşür aşk çırılçıplak ten ötesi Olmasaydı yasemin kokusu Düşmezdi rüzgâr aklıma Denizler var ya dalgalar sarhoş

ORHAN VELİ GİBİ

Şahadetparmağımı mercek yaptım unutmak istemediğim herşeyi görmek için olanları gördüm olmayan cenahında yağmurun at sürdüğü vadide tabutlar taşıyorlardı soluk benizli askerler yaralı sırtlarında ateşkes umutları bir sonraki ölünün kim olacağını düşünerek ulak gönderiyorlar gözyaşlarını sevgilerine sustum ağzımda bir dirhem tükürüğe hasret soluğum çöl rüzgârı dağlara inat yaralı omzumda ben de bir tabut taşıyorum içinde ben […]

Neyleyim:

Arzuhal eyledim gurbet elleri Gönül yaralıdır gitmez neyleyim! Can ile canan da ayrı düşeli Gözüm ırmak seli oldu neyleyim! Gam gasvet atına bindim gezerim Topladım dertleri çare yazarım Yaram derin yerde kaynar kazanım Ateşten gömleğe girdim neyleyim! Bir viran bendine kurdum köprümü Bilmeden geçirdim bunca ömrümü Felek ardım sıra kesti yolumu Göz yaşı sineye döktüm […]

Nerede Başlar Barış?

Barış, önce içimizde başlar kendimize karşı. Barış, annenin dilinde, sütünün akında başlar. Barış, konacak isimde edilen duada başlar. Barış, oyunda, oyuncakta öğretilen şarkıda başlar. Barış, kundakta, kucakta barış, yuvada, okulda başlar. Barış, bayramda seyranda barış, giyimde kuşamda başlar. Barış, yazılan tarihte okutulan kitaplarda başlar. Barış, bilimde, teknikte barış, gerçeğin ölçüsünde başlar. Barış, komşunun evinde, toplumun […]