Menu

Yazar Murat Tuncel’in “Osmanlılar” üst başlıklı nehir romanları ve Türk Edebiyatı’na getirdiği yenilikler

Murat Tuncel “Osmanlılar” üst başlıklı nehir romanlarıyla Türk edebiyatına yeni bir tarihi roman tarzı ve anlayışı getiriyor. Yazar bu romanlarını 20 yıldan fazla süren bir araştırma ve  incelemeden sonra 2010 yılında yazmaya başlamıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1350-1850 tarihleri arasındaki 500 yıllık zamanı  tarihi belgesel roman tarzında işleyen yazar, aynı zamanda 500 yıllık zamanın romanını yazıyor. Her […]

Murat Tuncel ile “Osmanlı-lar” üst başlıklı, altı ciltlik nehir romanları hakkında söyleşi

Söyleşen  Kemal Yalçın  Osmanlı İmparatorluğu’nun 1350-1850 yılları arasındaki 500 yıllık zamanının tarihi olaylarını, sosyolojik değişimlerini işleyen, işlenen zamanın öncesi Osmanlı coğrafyasında yaşanmış mitolojik öykülere göndermeler yapan   “Osmanlılar” üst başlıklı ve altı nehir romandan oluşan tarihi romanlar serisi hakkında Yazar Murat Tuncel’e sorduğum sorulara aldığım cevapları sizlerle paylaşıyorum. Sevgili Murat Tuncel, Osmanlılar seri romanlarının hazırlığına  ne […]

KIRBAŞ VE DAĞLAR

 (Anı-Anlatı)     Abdullah ŞANAL Köyde horozlar öterken kağnılarımız yolda. Aheste yürüyor öküzler. Kaynaş Koruluğu’nu geçip taşlı-dik dağ yoluna saptık. Bekirin Yaylası’na çıkıyoruz. Uykuluyum. Öküzler de uyur-gezer gibi, öndeki kağnıyı izliyor alaca karanlıkta. Güneş sislerin tül perdesini aralarken Anamaslar’daydık. Yaptığımız küçük bir keşif gezisiyle, aradığımız odunluk meşeliği de  bulduk sonunda. Öküzleri koşumlarından salar salmaz Mithat kesime […]

YOLLARA ÇIĞ DÜŞMÜŞ

yine kar boranda dumanlı dağlarkaldım gurbetlerde yüreğim yanargözlerim çaresiz yaşla doluyorkırık hicran sazı ciğerim dağlar. yollara çığ düşmüş, sesin gelmiyorselamsız uçuyor allı turnalarsevdiğim, gün olur gelir ya baharhasret bağımızda güller soluyor. dertliyim, azığım ağı oluyorahımdan eloğlu saray kuruyorbağrıma çökmeyin imansız dağlaryıkmaya gözlerim yaşla doluyor. Abdullah ŞANAL

Sahile Vuran Kelebek

Aylardır dünyayı dehşet ve korku içinde bırakan Kara Vandalların Kobanê’ye saldıracakları haberleri geliyordu çöl taraflarından. Kara elbiseli, kara bayraklı ve kara kalpliydiler… Hunharca öldürüyorlardı, yakaladıklarını kesiyor, kadınları satmak için kaçırıyorlardı. Köylerin boşaltılması çağrıları yapılınca insanlar çaresizlik içinde tozlu yollara düşüp, kanla, terle, havarlar arasında sınıra vardılar. Binlerce insan, yaşlısı, genci ve çocuğuyla; endişe, korku ve […]

ŞEHİR MEKTUPLARI

Şehirlerin görüntüleri gölgeler gibi Yaprak yaprak değişiyor Varacağı yere gayretli bir otobüs Koltuğunda iken sen Şehir duruyor aslında giden sensin Seninle beraber yola devam eden Yalnızlığın Şehir el sallamadı sana arkandan Ve sen o şehirde Bırakamadın acılarını Şehirlerin görüntüleri Gölgeler gibi Yaprak yaprak değişiyor Kimi aydınlık kimi daha yeni yeşermede Şehirlerin de var olası yalnızlıkları […]

İSYANKÂR RÜBAİLER

-1- şu garip dünyaya geldiğim günden beridir maviyi sancır düşlerim, yüzümde gül çiziği, filozof bir ebe kesmiş belki de göbeğimi karanlık sarmalında hüzne doğuyor ömrüm. ( 2 Ocak 2003) -2- yaktın beni ah kadınım, sorgusuz sualsiz yaktın çözdün saran kollarımı, beni umarsız bıraktın, yokuşa sürdün gidişi, elimizde beş benzemez resti çektik ve yitirdik sonunda her […]

Birgün

Sevda demde kalır böyle Bitmez deme biter birgün En sevdiğin can yarenin Gitmez deme gider birgün Hasretinden prangalar Kopmaz deme kopar birgün Bu dert beni bin acıya Atmaz deme atar birgün Hiç bir dosta bel bağlama Vurmaz deme vurur birgün Benim çiçek yeni açtı Solmaz deme solar birgün Hiçbir söze güven olmaz Satmaz deme satar […]

KISA BOT

KISA BOT/ ÖYKÜ Dolmuştaydım; günün yorgunluğu vardı üzerimde. Hafta sonu olduğu için trafik ağır ilerliyordu. ‘İnip yürüsem eve daha erken varırım,’ diye düşünüyordum ama yürümeye takatim yoktu. Eh boyacı olmak zordur; sürekli fırça sallamaktan, merdiven inip çıkmaktan insanın imanı gevriyor. Yine de zevkli bir iştir. Hele haftalığını almış, cebindeki şişkinliği hissedebiliyorsan bundan ötesi olur muydu? […]