Menu

YA SEN

Ne olduysa o gün oldu.  O gün anlam kazandı yaşamak. Bir başka gözle gördüm doğayı. Ağaçların gülümsemesine, gökyüzünün beni  izlediğine, kuşların beni nasıl bir arzuyla  o senfoniye davet ettiğine, kapıların, pencerelerin bana açıldığına, renklerin  beni dansa  kaldırışına, bir adım mutluluğun  ne anlama geldiğine…  Unutulmuşluğun nasıl dile getirildiğine işte o gün tanık oldum. Bir  manavdan, bir işportacıdan, bir ayakkabı  […]

KÖY ENSTİTÜLÜ HASAN KUDAR

Fransa’nın Başkenti Paris’te bir hastanede, uzun yıllardır halk arasında “yaş ilerledikçe unutkanlık” olarak algılanan beyin  hastalığı Alzheimer hastası olarak hayatta kalma ve yaşama mücadelesini sürdüren Savaştepe Köy Enstitüsü mezunu, öğretmen-yazar Hasan Kudar; 19 Ocak 2017 tarihinde, 91 yaşında yaşamını yitirdi. Yaklaşık 56 yıldır Paris’te yaşayan ve yaşamının 10 yıla yakınını Alzheimer hastası olarak geçiren Kudar, […]

Bizden edebiyatımıza

Türk Edebiyatı’nın Hollandacaya ilk çevrisi 1937 yılında Halide Edib Adıvar’ın romanı  ‘Sinekli Bakkal’ ile başlar. Bir yıl sonra Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘Ankara’ adlı romanı Hollanda’da okurla buluştu. O dönemde Hollanda’daki edebiyat dünyasının gözleri daha çok Almanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Rusya, İngiltere ve Amerika’ya odaklandığından Türkiye’den gelen edebiyat rüzgarı kısa sürdü. Bunun  birkaç nedeni vardı. Türkiye’deki […]

BİR KONSERİN ARDINDAN

Her yaz Bodrum-Turgutreis  D- Marin’de  Klasik Batı müziği konserlerini dinlerim. Marinada, yıldızların altında,denizin kokusunu soluyarak birbirinden değerli bestecilerin yapıtlarını dinlemek daha bir etkileyici. Hele dolunay varsa, bir masal ülkesindesiniz demektir. Geçen yıl  Temmuz’da Fazıl Say’ı büyük bir coşkuyla dinledim: “MEZOPOTAMYA SENFONİSİ” Dinlerken kimi zaman kanatlandım, kimi zaman ağladım, bir masal ülkesinde gezindim, Mezopotamya’da dolandım. Olağanüstü […]

Ben Atila Kanbir

1955 yılında Ardahan’da doğdum. Yedi yasında Ankara’ya taşındık. İlk, orta ve liseyi Ankara’da tamamladım. Ortaokul yıllarında edebiyat ve çizgiye merak saldım. Ortaokul yıllarında, mizahi şiirlerim Akbaba Dergisinin, okurlara ayırdığı “sizin için” sayfasında yayınlandı. Yirmili yaşlarda karikatüre merak sardım. Ankaralı karikatürcülerle tanıştım. Beraber sergi ve yarışmalara katıldık. 1977 yılında Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür yarışmasında Disk özel […]

Türk edebiyatında “gül ile bülbül” metaforu

Sözlü ve yazılı Fars-Arap edebiyatlarında ilk çağlardan beri yaygın olarak kullanılan “gül ile bülbül” sözcükleri, yazılı Türk edebiyatının erken dönemi olarak kabul edilen on birinci yüzyıl sonu, on ikinci yüzyıl başlarında Selçuklu/Türk edebiyatçıları tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. O zamanlar seçkinler edebiyatı olarak da bilinen divan edebiyatının nazım türleri olan gazel, kaside, beyit ve musammatlar Arap […]

Anılardaki Reşit Galip

Çankaya sırtlarında oturan Ankaralılar, şehre Reşit Galip Caddesi’nden geçerek inerler. Pek azı bu ismin kim olduğunu bilir. Bu bilinmezlik belki Dr. Reşit Galip’in 41 yaşında, erkenden göçüp gitmesinden, belki de İnönü’yle yıldızının hiç barışmamasından kaynaklanmıştır… Rodos’ta doğan Reşit Galip, ortaokulu bitirince kardeşiyle bir sandala binip Marmaris’e gelmiş. Liseyi İzmir’de okumuşlar. Kardeşi Hüseyin Ragıp (Baydur) diplomatlığı […]

Okuma Notları #2

Arzuda Bir SapmaMehmet Erte Erte’nin Arzuda Bir Sapma’sı, 24 farklı öykü ile okuyucuyu çok da aşina olunmayan biçimlerde karşılıyor – özellikle zaman boyutunda. Kurgudaki zaman kavramı öykünün ve yazarın istekleri doğrultusunda esnetilerek her kopacak mı diye dönülüp daha dikkatli bakıldığında yeni bir formda dışa vuruyor kendini. Ayağı takılıp merdivenden aşağı düşenleri seyreder gibi değil de, […]

ŞİİR, KİR TUTMAYAN AKARSU/ DİNGİN SÖZLER AVLUSU

Üç sözcük bir yolculuğa çıkarıyor beni. Kitap adlarının önemini bir kez daha anlıyorum. Hele bu şiir kitabı ise… Üç sözcük, omuzlarında taşıyorlar beni, yorulmak nedir bilmeden. Tanışıyor, konuşuyorum onlarla… Bir yakınlık,bir sıcaklık hissediyorum. Üç sözcüğün beni nereye götürdüklerini anlamak için adıma imzalı kitabın ilk şiirini okumaya başlıyorum. Dingin sözler avlusundayım. Pırıl pırıl bir Türkçe karşılıyor […]

Bu Gün Hiç Umudumuz Olmazdı

Okumaktan çok yazmaya meraklı bir toplumun köpürttüğü yazınımızın, değerli yapıtlarını seçmekte bugün zorlanıyor olabiliriz. Ama bileceğiz ki altını en iyi sarraf bilir örneği, beğenisine güvendiğimiz birileri yoksa çevremizde, deneye yanıla ‘o iyi kitaplara’ ulaşacağız. Bileceğiz ki her okuyucuya göre bir kitap, her kitaba göre bir okuyucu vardır. (Kitap Anayasası) Bir kişiye kitap önermek, bir hastaya […]