Menu

Langston Hughes: Şiirde bir ırmak serinliği

Kitaplığı karıştırırken parmağım Langston Hughes (1902- 1967) Seçme Şiirler kitabına dokundu. Şairin bende olan tek kitabı, tam yirmi yıl önce almışım. Ergin Koparan’ın Türkçeye çevirdiği şiirler benliğimde hiç kalmamış. Bir şiir sever olarak şiirleri tekrar okuyunca, yeni bir pencere açıldı. Şiir: sade, özü kirlenmemiş bir ırmak gibi. Lirik dizelerinde, Amerika’da ‘zenci olmanın’ zorluklarını ve hayatta […]

Küçük İskender

“Marjinal şair” diye anılan bir metropol çocuğu: Derman İskender över. Nam-ı diğer; küçük İskender.. 1964 yılının 28 Mayıs’ında başladı onun yolculuğu.. İstanbul/Beşiktaş’ta, Necdet Tosun, Sami Hazinses gibi Yeşilçam’ın veteralarının ziyaretlerinin eksik olmadığı bir evde geçti çocukluğu. Ressam ve komünist bir babanın, ’80 sonrasında gençliği vurgun yemiş oğlu oldu o.. Çok sonraları, “Bazı babaların infılak eder […]

Sevim Ünal’ın Ezda’nın Çocuklarını

Aylardan beri Sevim Ünal’ın romanı masamın sağ köşesinde okunmayı bekliyordu. Sürekli araya başka kitaplar, başka yazılar ve günlük işler girince yaz tatiline kadar ertelendi. Sonundan “Ezda’nın Çocukları” ve İsmail Polat’ın “Hülle ve Töre” romanını bavula yerleştirip Marmaris’deki otele götürmeye karar vermiştim. Nedense bavuldan çıkan ilk kitap İsmail Polat’ın romanı oldu. Kitaptaki anlatım dili hoşuma gitmişti […]

ŞAİR VE AŞK

Anamın sık sık kullandığı bir sözcük vardı: ‘İçli’ Anamın kullandığı anlamıyla bu sözcük içinde duyarlılığı, merhameti, acımayı ve paylaşım gibi değerleri barındırır. Şair de içli olandır. O, réel gündeme göre günde yirmi defa evrim geçirmek durumunda olan aklın peşinden gitmez. Şair duygularının mantığında dolaşır. Kendisini yüreğinin akışına salar. Orada adalet, dostluk ve paylaşım gibi evrensel […]

Nihat Kemal Ateş’in Gülüşün Düşüyor Geceme

Nihat Kemal Ateş’in son şiir kitabını okuduktan sonra yüreğime değişik duygular kapladı. Bu duyguları sıralamak onlara bir mekan, bir anlam vermek zor olmadı. Kitaptaki şiirler sıkça geri dönen duyguların ve düşüncelerin etrafında odaklanmakta. Şairin en çok değindiği konular: özgürlük, sevinç, yabancılık, aşk, sevda, kadın, çocuklar, dostluk ve güzel günlere olan özlem. Şiirlerin içine kendinizi bıraktığınızda […]

Kemal Siyahhan: HAMAL

Önünde hamalların kullandığı semerle  koca bir han kapısının resmedildiği kapak arkasında mütevazı bir yazı ile sunulmuş roman.  Yazı geçmişi köklü olan biri için diğer romanlarında da görülen sade tanıtımın yazarın kendi tercihi olduğunu sanıyorum.  Ben diliyle ve şimdiki zamanla yazılan roman insanı, yaşanılanların gerçek olduğuna  ve yazarın yaşadığına inandırıyor. Öyle ki Kemal Siyahhan’la ilk buluşmamızda […]

Kazım Cumert’in Mesut’u

Mesut, doğru ve yerinde karar almanın ne denli önemli olduğunu önümüze sermesi bakımından önemli bir roman. Hatta kendi hayatınızda verdiğiniz veya adımıza alınan kararları tekrar gözden geçirmemizi ister. Nerede doğru karar alındı veya hatalar nerede başladı düşüncesi veya sorusu bir sarmaşık gibi vücudunuzu sarmaya başlar. Verilen her kararın sadece kendimizi bağlamadığını, tüm sevdiklerimizi kapsadığını üç […]

Altay Öktem: THOMAS DÜŞERKEN

Sherlock Holmes gibi yazarını aşan, ete kemiğe bürünmüş, somutlaşmış roman kahramanları vardır. Thomas Dumas da Altay Öktem’in başını ağrıtacağa benziyor. İleride adına  türbeler yapılır, hurafe mezarlar gibi anma geceleri ve fotoğrafçılık ödülleri verilirse şaşırmamak gerek. “Ben” dili ile yazılıp geçmiş zamanda çekimlenmesine karşın anı yaşatan, heyecanı zirvede tutan sürprizlerle dolu  bir roman okuyacaksınız. Böyle bir […]

Lorca’nın Öldürülüşü

20 Nisan 2011 Çarşamba sabahı daha güneş doğarken Endülüs’ün tarihin sisi içine gömülmüş şehri Granada’da,  Elhambra Sarayı’nın yer aldığı vadiye doğru ilerlemekteydik. Otobüsümüz yolun iki yanını kuşatan derin orman örtüsünü, aşağıda uzanan Vega vadisini ve çok uzaklarda mavi bir sis içinden seçilen Elhambra Sarayı burçlarını göstermek istercesine yavaşlamış, zorunlu olarak önümüzdeki onlarca tur otobüsünden oluşmuş […]

Ferda Güneş Aydın’ın İlk Şiir Kitabı “Dokunmak Acıtmamalı Teni”

Bu yılın başında Ferda Güneş Aydın’ın ilk şiir kitabı Dokunmak Acıtmamalı Teni çıktı. Ferda’nın kimi şiirleri uzun ömürlü, okunmaya her zaman değer. Bırakın kitaplığınızda kalsın, kitap belki zaman içinde tozlanacak . Tekrar elinize aldığınızda kitap yeni yazılmış şiirler gibi karşılayacak sizi. Şiirlerde zaman olgusu pek yok, daha çok duygu olgusu öne çıkmış. Belki bu duyu […]