Menu

pay*

ekmeğin büyük parçası sana, küçüğü bana benden daha iyi yazasın diye senden daha aç halimi ikimiz de doymayacağız nasılsa * Yasakmeyve dergisinin 81. sayısındaki Erkut Tokman çevirilerinde yer alan Koyamparambath Sachidanandan’ın “Beş” şiiri üzerine. 11, 2016

Okuma Notları #2

Arzuda Bir SapmaMehmet Erte Erte’nin Arzuda Bir Sapma’sı, 24 farklı öykü ile okuyucuyu çok da aşina olunmayan biçimlerde karşılıyor – özellikle zaman boyutunda. Kurgudaki zaman kavramı öykünün ve yazarın istekleri doğrultusunda esnetilerek her kopacak mı diye dönülüp daha dikkatli bakıldığında yeni bir formda dışa vuruyor kendini. Ayağı takılıp merdivenden aşağı düşenleri seyreder gibi değil de, […]

3000 km Uzakta Dil

“Do you speak Turkish at home!?” [Evde Türkçe mi konuşuyorsunuz?!] sorusundaki şaşkınlıkla kendime gelmiştim. Yok, yok! Karşı tarafın şaşkınlığıyla kendime gelmekten ziyade, fersah fersah kendimden uzaklaştığım gerçeğinin fay hattı çatlamış, sarsıntının etkisiyle sokağa kendini don atlet atmış bir adamın dengesini kaybetmiş (ki bu sefer bir çok açıdan daha anlamlı) şaşkınlığıyla nihayet kendime doğru bir kaç […]

Okuma Notları #1

Sarı KahkahaMurat Özyaşar Coğrafyanın dağ dağ, akarsu akarsu, kuş kuş, bulut bulut yüzünü çizdiği öyküler kendini başkalaştırır, coğrafyanın kendisi için de bunun böyle oluğu gibi. Sadece doğal güzellikleri ve yeryüzü şekilleri değil, caddeleri, sokakları, kahveleri, berberleri de alnında birer çizgi olur bu tarz öykülerin. Bir adım ötesi (ki tehlikelidir, çoğu zaman gidilmez, çoklukça da sevilmez, […]

kara

kalmadı tortumuz iflah olmaz giderinden akıp gittik ahmak ıslatıp geçen hırsın sabrın kayasında tökezleyen her bir damlayı bileyen huzursuzluğa ve vakti kaynar suya dökülen parmaklarımıza öğrendik boğum boğum olmuş bir halattan karlı bir fırtınada gemiydi kara 11, 2016

bütün yarım parça

kırıldım demircesine kötülüğün ot gibi fışkırdığı kayadan ayrı bir yana dağılacağı yerde her parçam yarısı kaçtı diğer yarıdan bir yarım iknaya çalışıyordu: tekti doğru ve paktı su artık ne ikisi bir bütün ne de bir bütün iki yarım etmez süzülüyorlar boşlukta mümkün değil toplanamaz her şey paramparça 05-05, 2016

tuz ruhu

hep yorgunuzbir sonraki, bir sonraki, bir sonrakihuzuru bahsedecek parçayı aramaktankum çeken kepçeler kadar yorgunuz okyanusun ortasındankavanoza olan yolculuğu ve uğultusundan sızan tuz kokusudeniz kabuğununkumlara gömülü ruhumuz 11, 2016

üç duyum

bakabilirsin yüzce bince bir ömür boyunca kelebeğin kolundaki saat yirmidördü vurduğunda görebilir misin girerken -zamanın kefen niyetine diktiği- kaftana dinleyebilirsin almadan zihnin nefes vermeden nehrin su yaşadığın bu hayat uyku mahmuru hep kınında sazın kırılıp kör ozanın gördüğü duyabilir misin herkesin avaz avaz yandığı o meçhul anda dokunmak yakın sana heykeltıraş gibi olmasa da vapurun […]