Menu

YA SEN

Ne olduysa o gün oldu.  O gün anlam kazandı yaşamak. Bir başka gözle gördüm doğayı. Ağaçların gülümsemesine, gökyüzünün beni  izlediğine, kuşların beni nasıl bir arzuyla  o senfoniye davet ettiğine, kapıların, pencerelerin bana açıldığına, renklerin  beni dansa  kaldırışına, bir adım mutluluğun  ne anlama geldiğine…  Unutulmuşluğun nasıl dile getirildiğine işte o gün tanık oldum. Bir  manavdan, bir işportacıdan, bir ayakkabı  […]

ŞİİR, KİR TUTMAYAN AKARSU/ DİNGİN SÖZLER AVLUSU

Üç sözcük bir yolculuğa çıkarıyor beni. Kitap adlarının önemini bir kez daha anlıyorum. Hele bu şiir kitabı ise… Üç sözcük, omuzlarında taşıyorlar beni, yorulmak nedir bilmeden. Tanışıyor, konuşuyorum onlarla… Bir yakınlık,bir sıcaklık hissediyorum. Üç sözcüğün beni nereye götürdüklerini anlamak için adıma imzalı kitabın ilk şiirini okumaya başlıyorum. Dingin sözler avlusundayım. Pırıl pırıl bir Türkçe karşılıyor […]

Kelepçe

yüreğim derya olmuş damarlarım ırmak kırmak kırmak haykırmak doyasıya vurmak zulmedene vurmak kul edene vurmak koru kül edene örsün de, çekicin de özü bir özü demir çekiç bilmez bunu çekici tutan el bilir örsüm ben çekiçten büyük yeter, yeter çektiğim bunca yük gözümde tüterken sıla kanat germişim yoksula kanat germişim ezilmişe filiz olmuşum kuşluk vakti […]

Diyâr-ı bekir

Dicle kenarında saklı bir düş büyüdükçe büyüyecek … kesmece içine saklanan gecekondu bir sandık.. kavanozlara doldurulan alın teri .. bir cila , iki fırça , dört iskambil kağıdı ve emek… bilmiyor Bekir sömürü ne demek… ölüm, özgürlük mü? özgürlük için ölüm mü? hangisi daha yakın uzak olan hangisi bilemiyor Bekir. kapılar demir … kapılardan geçecek […]