Menu

Van Gogh ve Sen

O, bir renge bırakır özetini Sen, mesela bir şiire O, renklere, özellikle sarıya özenir Sen, takarsın kafayı karaya O, feyz alır renklerden artan zamanda Fransa’dan Sen, eline imge tutuşturan sözcüklerden O, kalem niyetine tutar fırçasını Sen, tutarsın mesela yıkılmış hayallerini O, bir kulakla duyar renkleri Sen, üçüncüsüyle de duyamazsın denilenleri O, doğmuş -şimdi yerinde yeller […]

VAN GOGH VE LA HEY

Bir zamanlar o dalgalı saçları İvedilikle uzardı, tarasın diye özellikle Scheveningen(*) rüzgârları Şimdi Scheveningen’in kollarında uluslararası bir mahkeme İnsanın havsalası almıyor bu nasıl muhakeme Artık adalet dağıtmak bu kentte âdetten Tabii sıra gelirse ad/aletten Ha bire diktatör topluyor, ey! Muazzam koleksiyoncu La Hey Önce sarıdan firar edesi geliyor insanın Kesilmiş kulağınıza fısıldadıklarıma lütfen inanın (*) […]

DOST ŞEREF’İN ARDINDAN

Şerafettin Muş ile tanışıklıǧımız otuz yedi yıllık bir zaman dilimini kapsar. Tanışıklıǧımız zamanla köklü bir dostluǧa dӧnüştü. O, pos bıyıklarını sıvazlayarak usul usul “ben bizden olan bütün insanların dostu” der gibi konuşur, bir dava adamı olduǧunu her zaman hissettirirdi. O da, her yoksul Anadolu insanı gibi daha çocuk yaşlarda düşmüştü ekmek derdine. Ölümünden kısa bir […]