Menu

Kırlangıç Mezarı

Kırlangıç mezarıdır şimdi Odaları boşalan evler Çığlığına uyanır Dinmez karnının hayat sancısı Kurşuni hayallerin Üzerine titreyen gölgeler Sevda ateştir fitilin ucunda Konuşur hüznün lehçesinde bir kadın Gözleri çukur Sin dağını gömecek kadar derinde Göğsü sancak Elleri ayaz yarası Sarar şimdi kan içinde Zeytin dalı kırıklarını

Yüreğini Sevdaya Sal

Akşam evine dönerken yorgun Uğrayıp denize Bir tutam yakamoz al Gözlerini yerde Unutma sakın O güzel gülüşünü yollara sal İşveli bir kadının Yarı açık perdesinde Unut yüreğini sevdaya sal Biliyorum özlemek nefesten de ağır Çekersen içine Ölürüm sanırsın Üzülme bahar Yakındır sevdiceğim Tutma gözyaşını toprağa sal

VAR YA

Henüz saçları ağarmadan Çeyrek asırlık anılarıyla Zor sözcüklerin oynak manalarıyla Kendini vuranlar var ya Hani bir şiirin coğrafyasından Yeryüzüne düşenler Kanatıp ellerini Son satırlarda Sonsuza övgüler düzenler Hani bu hayat değirmeninde Öğüttükçe yalnızlığı Aç kalan benleriyle Kavga edip küsenler Hani bir şiirin sonunda Susarak ölenler var ya…

OYSA

Şimdi geceyi yırtıp beyaz göğsüne Resmetmek umudumu Renginde sevdanın Solmak ince ince Bir dağın eteğinde Soyunmak yarına Sokulup koynuna baharın Koklamak vardı derin derin Şimdi bir türkünün yangınında Tutuşmak yüreğimden İnandığım her ne varsa Silmek vardı usul usul Oysa ben bu şehirde Sahipsiz bir özlemin Yasını tutuyorum Oysa ben bu şehirde Buz tutan kaldırım taşlarına […]

BİR SEN VARDIN ANLADIĞIM

Ölüm kokulu limanlarda Çocuk âşıklar saklanırdı Dolup taşardı tapınaklar Unutturmak için aşkı Sokak çeşmeleri kan kusardı Nergisleri sulardık Sen dem tutardın ben keman Gizli gizli ağıt yakardık Söz vermişçesine susardık Kimseye bir şey soramazdık Belki anamız kırmıştı kalbimizi Belki zamansız ölmüştü birileri Arkalarına Bilmediğimiz uzaklardan Not düştüğümüz Vesikalık fotoğraflarımız vardı Haberimiz yoktu batı duvarlarından Gül […]

Anadan Üryan

Ey barbar Yok oldum Yarattığımın haşmetinde Kul köle ve daim hizmetkâr Sana üfledim ruhumun suretini Ve sende unuttum bildiklerimi Sen, oldum dedin ey gaddar Yalnızsın şimdi ben ölene kadar Ey hünhar Kuşan kılıcını şimdi Düşmanız ebede kadar Emrettin ey cabbar Ben seni sen zulmü icat ettin Her şey mübahtı yaşamak Ve seni yaşatmak için Ey […]

Bir adam

Bir adam Oturmuştu bir mahalle kahvesinde Çalınan düşlerini yudumluyordu sessizce Son kırıntıları ağlaşırken bir ömrün Boynunda asırlık sevdanın izleri Eski bir şarkıda gülümsüyordu gizlice Bir adam Caddede bir vitrinin önünde Gözleri çiçekli bir elbisede Kaç kitap eder deyip elleriyle Hesap yapıyordu kendince Bir adam Tutmuştu elinden kimsesini Bir viraneye doğru yürüyordu gecede Düşen yıldızları toplarken […]

Bana Bir Toprak Bul

Bana bir toprak bul Örtecek kadar utancımı Ne üstünde kan olsun Ne altında Adı konmamış can Bahar cemresi Artmışsa gençliğimizden Sür saçlarıma yavaş yavaş Sustuğumuz her şeyi Senin gözlerinden Benim ömrümden Akıp giden kelimelerle Konuşalım senli benli Konuşalım Irzına geçilmiş vicdanların Sözde kahramanlarını Vuralım can evinden Bana bir toprak bul Örtecek kadar acılarımı İçinde umut […]