Menu

Bir Yol Hikayesi

(Yolun sonu Gözüküyor) Ah! Ah! Ahraz istek doldurdum Gün batımı heybeme Her sevdası El Kitabına düşmüş Zulası dilsiz memlekette…. Yol yorgunu Küskün kısrak Köprücük kemiğinden köprü Milsiz nehir gezerdi Ucuz ulaş bahanelerle.. Su nehrine soyunmaz Uğruna ser olmayınca Yatağından em alıp Dağları onmak gerek….. … Küf şehrinden geçerken Algımı yıkadım Durulmaz diktatör sağanaklarında Yola yolcu […]

Sefa Geldin Roze 2

Bu kent ölüyor Suskun bir ağıt sızar Köprücük kemiğinden kentin Son kez gözleri açılıyor Kırk yıl gezmiş Çocuk pervanelerin Sağır ve dilsiz Bir nutuk haykırıyor Kentin havarileri. Son nefer terk ediyor Gerilmeden gönül çarmıhına Ömür terkini… Gidelim ROZE ! Yağıp çekiliyor Sefil yağmurları Sefahat arıyor Yılgın ata binenler. İncili safran tezgahına Mihrican dizmişler ROZE ! […]

Sefa Geldin Roze 1

Geldiğinde Ağır aksak Bir kuş uçuracağım Meskun mahalde Kanadında çilelenmiş em Roze.. Giderken Başıboş çocukluğum düşmüştü Ardı sıra gözlerine İyi bak ! Dökülmesin yerlere… Örselenmiş zamandı bedeli En üryan caddesinde kentin Tedirgin eşkıya hükmünde Şimdi! Çırpınmış bir güz beklemede Seni Roze… Gel gör ki ! Gök küskünüyüm Kıskanırım… Saçlarına Zühre şavkının Düşmüşlüğü var… Haydi ! […]

Senira’ya Âşık Olmak

Roman mektebinde İnce telli saz gibidir tutar yetmişinde adama akortsuz yirmi yaş giydirir… Senira, dün gibidir diker cebine incir ağacı bir güne el uzatmaz küfürlü intizar ettirir Yan mahalleye uğramaz tüm tasası düşe ziyan kalkar düşer uslanmaz Dedi’si gün bitirir… Mayısta bekleme dostum! koyma hazirana takar ardına üç – beş serkeş kevgir mintan giydirir… 01 […]

Roze Marja

Gül çapkını adam yatıyor yerde “ahını almış atlar” sokağı çıkmazında üstünde gazete… Adına vurulmuş kentin Roze Marja! hoş gelirdi kulağa dört kitaplı kelime sorgusuz kaldı düşünce… Omzuna azalan edası amansız bilmecesiydi şehrin kirli şarkılarıyla yazılı hüzün bileyle pası tek eğlencesiydi sarhoş nehrin… Nakaratı parasız dinleyen pervasız ağızlara asılı… Sevmişti! ilmeksiz kadın düşünü şehri sevdiği kadar […]

Eylül’e Sor Neden

Yaprak ipliği eğiren Susamışlık yorgunu Cevheri ağaç ağlatan Küflenmiş söz verilmişler Hasreti sırtüstü devrilmişlikler Eylül’e sor neden? Öykü satımı içgüdüler Zemheri sevdalı Kırık düş arası geceler Zamansız gün bitimi Sancılar Eylül’e sor neden? Gölgesiz sıcaklık Almış ardına Sor sorsun güneşe Utansın hüznünden Ölmeden Şiirler Bir tutam Gazele yenilmeden Eylül’e sor NEDEN? Hoorn