Menu

Gurk

kimse bilmiyor tarihini insanın insanı yemeye başlamasının el ele hesap sormayalı çok oldu ten etle kavgalı, kirpik gözle. beni kovalayan kasırga nicedir dölümün de peşinde sırtlan mayalı bir ekmekle doyurmak için güneşin gölgesinde yürüyen iz’sizlerle el ele. oysa sıcak kanın kokusu aynıdır bütün haritalarda her toprakta kederin yankısı ayırır tufanla bayramı nasılsa siz değildiniz Ali […]

Taş Masa

O kirli masanın çevresine toplandığımızda olacaklardan habersizdim. Örtüsüz, üzerinde halka halka çay bardağı izleri olan, kollarımızı koymaktan çekindiğimiz o kirli masanın içimize ayna tutmak için oraya, o tenha köşeye özellikle çekildiğini her şey bittikten sonra anlayacaktım. Sadece iki kişiydik konuşmaya başladığımızda. Ben ve o. Sonra taşın suya düşmesiyle oluşan halkalar gibi genişleyip çoğaldık, ki bu […]

Lorca’nın Öldürülüşü

20 Nisan 2011 Çarşamba sabahı daha güneş doğarken Endülüs’ün tarihin sisi içine gömülmüş şehri Granada’da,  Elhambra Sarayı’nın yer aldığı vadiye doğru ilerlemekteydik. Otobüsümüz yolun iki yanını kuşatan derin orman örtüsünü, aşağıda uzanan Vega vadisini ve çok uzaklarda mavi bir sis içinden seçilen Elhambra Sarayı burçlarını göstermek istercesine yavaşlamış, zorunlu olarak önümüzdeki onlarca tur otobüsünden oluşmuş […]

İnsan(sız)lık Anıtı

sonu bilinen bir kırağı vurmasıdır dedikleriniz dediklerimiz olsun diyedir istediğiniz sırasını şaşırmadan bütün boncukları ehil bir elle sayan yasalarınız ve asalarınız ne güzel bir vatan bıraktınız çocuklarımıza saygıdeğer, ederi belli atalarımız. atalarım deyince uzunca susmayınız çocuklar için yazılan ekran tarihi Pozantı’dan başlar o el ‘ucube’ taşlar fırlatır komşuların sürgünlüğü üstüne yaşları on üç kadınlar ve […]