Menu

ORHAN VELİ GİBİ

Şahadetparmağımı mercek yaptım unutmak istemediğim herşeyi görmek için olanları gördüm olmayan cenahında yağmurun at sürdüğü vadide tabutlar taşıyorlardı soluk benizli askerler yaralı sırtlarında ateşkes umutları bir sonraki ölünün kim olacağını düşünerek ulak gönderiyorlar gözyaşlarını sevgilerine sustum ağzımda bir dirhem tükürüğe hasret soluğum çöl rüzgârı dağlara inat yaralı omzumda ben de bir tabut taşıyorum içinde ben […]

BİR DOLMUŞUN DİKİZ AYNASINDAN

Şahadetparmağımı mercek yaptım unutmak istemediğim herşeyi görmek için olanları gördüm olmayan cenahında yağmurun at sürdüğü vadide tabutlar taşıyorlardı soluk benizli askerler yaralı sırtlarında ateşkes umutları bir sonraki ölünün kim olacağını düşünerek ulak gönderiyorlar gözyaşlarını sevgilerine sustum ağzımda bir dirhem tükürüğe hasret soluğum çöl rüzgarı dağlara inat yaralı omzumda ben de bir tabut taşıyorum içinde ben […]

Ben Atila Kanbir

1955 yılında Ardahan’da doğdum. Yedi yasında Ankara’ya taşındık. İlk, orta ve liseyi Ankara’da tamamladım. Ortaokul yıllarında edebiyat ve çizgiye merak saldım. Ortaokul yıllarında, mizahi şiirlerim Akbaba Dergisinin, okurlara ayırdığı “sizin için” sayfasında yayınlandı. Yirmili yaşlarda karikatüre merak sardım. Ankaralı karikatürcülerle tanıştım. Beraber sergi ve yarışmalara katıldık. 1977 yılında Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür yarışmasında Disk özel […]

Zahmet

gönül atıma eyersiz bindim dolaştım dört nala elimde yele kendimin çapını az mı gittim uz mu gittim zaman sonucu sana gerdim

Ankara 1

tanrının lütfu zamanın korkusuna kapılmadım gece de benim gündüz de ankara’da avuç içlerinde doğuyor güneş ışıkların en sarısıyla

Şaire Nazire

benim adım kayıtlarda yanlış yazılmış bu yüzden komşumla mektuplarım karışıyor adresim cezam oldu keşke ölü sikici borsalarda gençliğim haram olsaydı ölülerin baş ölüsü olsaydım da haykırabilseydim en canlı sesimle bakın uzaklaşmakta herşey bakın kaçarak uzaklaşmakta herşey bakın yazık ölüler kadar cahilim öldüğünü bilmeyerek lakin ölüm sakin bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan papaz imam haham bir de […]

İSTANBUL.

üstünde marmaranın kuş sürüleri bir çınar sarkar çok eski yıllardan gölgesinde demli çay içmek için vapur düdükleri güneşli sabahların yetişir ta uzaklara ardından sislerin istanbul sokak sokak istanbul adım adım birden boşalır gibi içimden