Menu

Kemal Yalçın

‘Mübadele’ Türkiye tarihinin çok önemli, tarihsel ve toplumsal olaylarından biridir. Mübadele; basit anlamıyla insan değiş-tokuşudur. Aslında büyük kopuş, büyük hasret demektir. 1912-1924 yılları arasında Yunanistan ve Ege adalarından altı yüz bin kadar Müslüman – Türk mecburi olarak Türkiye’ye gelmişti. Daha sonra Bulgaristan’dan, Makedonya’dan, Balkanlardan, Kafkaslardan Türkiye’ye çok göçmen geldi. Gerçekçi tahminlere göre Türkiye’de her on kişiden birinin kökeninde mübadele ve göç vardır. Yani günümüz Türkiye’sinde sekiz milyon kadar insan mübadildir, göçmendir.

Türkiye’nin kalkınmasında, gelişmesinde, toplumsal ilerlemesinde mübadillerin ve göçmenlerin olumlu etkileri çok olmuştur. Bu anlamda Mübadiller Türkiye’nin zenginliğidir, mübadele edebiyatı da Türk edebiyatının zenginliğidir. Fakat mübadele edebiyatı ancak 1990 sonrasında canlandı, yeşerdi, güzel edebi ürünler verdi, vermeye devam ediyor.

Gül Ayşe Aydemir Yaldız’ın Omorfo Girit – Güzel Selanik adlı romanı son yıllarda yayımlanan mübadele romanları içinde, estetik seviyesi yüksek, okunması gereken romanlardan biridir.

Gül Ayşe ile 1968-1973 döneminde İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde öğrenciydik. Ben Felsefe, Gül Ayşe Türkoloji Bölümündeydi.

Bu tanıtım yazımı; Gül Ayşe sınıf arkadaşım, Üniversite arkadaşım olduğu için yazmadım. Omorfo Girit – Güzel Selanik adlı romanının edebi kalitesi, estetik değeri yüksek olduğu için bu yazıyı, severek kaleme aldım. Ayrıca Gül Ayşe ile Omorfo Girit – Güzel Selanik romanı üzerine İnternet üzerinden uzun bir söyleşi yaptık.

Omorfo Girit – Güzel Selanik’ bir kurgu romandır, en azından bazı  bölümleri, ama kurgu, gerçekliğe uygun bir kurgudur. Roman tek bir tarafın, Türk ya da Rumların romanı değildir. Bu roman, hem Türk hem Rum mübadillerin romanıdır

Omorfo Girit – Güzel Selanik’in sayfalarında kışkırtıcı, aşağılayıcı tek bir kelime, tek bir nefret söylemi yoktur. Gül Ayşe taraflı bir yazardır. Gül Ayşe’nin kalemi barıştan, sevgiden, dostluktan, kardeşlikten yanadır.

Dil özelliği

Yazar Gül Ayşe’nin meslek hayatı başarılı bir Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği ile geçti. Üniversitede de dersler verdi. Türkçeyi çok titiz kullanıyor. Kitabın içinde dizgi  ve anlatım yanlışları, cümle bozukluğu, özne-yüklem uyumsuzluğu aradım; bulsam hemen notunu kıracaktım, bulamadım. Yazar Gül Ayşe’nin kaleminden Türkçe berrak bir su gibi akıyor. Deyimler, atasözleri, güzellemeler, doğa anlatımları yerli yerinde; ne fazla ne az… Deyimler anlatılan olaya ve duruma uyuyor. Yapaylık, zorlama, acemilik yok. Bu da romanın estetik değer ölçülerinden iyi not aldığını gösteriyor.

Anlatım özelliği 

Yazar Gül Ayşe Aydemir Yaldız Omorfo Girit – Güzel Selanik romanında olayları birinci şahıs ağzıyla, ‘ben anlatıcı’ olarak anlatıyor. ‘Ben anlatıcı” roman dili zordur. Okuyucuyu sıkma tehlikesi vardır. Okuyucu, “Ben, ben, ben…” Diye başlayan cümlelerden pek hoşlanmaz. Fakat Gül Ayşe zorun üstesinden gelmiş. ‘Ben anlatıcı’ roman tekniğini başarıyla kullanıyor.

Mekân ve zaman bağlantısı

 Kurgu romanlarda mekân – zaman bağlantısı ve uyumu çok önemlidir. Girit’i anlatırken Giritli gibi, Selanik’i anlatırken Selanikli gibi anlatmak esastır. İnsan ve yer isimleri, isimlerle gerçek tarih dönemi bağlantısı kurmak için zaman ve mekân bağlantısını kurmak, çok çalışmak ister. Yazar Gül Ayşe, roman öncesi bilgi birikimini doğru ve yeterince yaptığı için okuyucu, kurgunun tamamını gerçek sanıyor ve yazara inanıyor. İşte romanı ‘roman’ yapan bu mekân ve zaman bağlantısının sağlamlığıdır.

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *