Menu

Kadir mevlâm senden çok sey istemem.
Her gün bir inciye bile razıyım.
Bakır kazanımı alsan ver demem,
Altın sürahiye bile razıyım.

Komşuya eşek ver, pek asi olsun,
Sütsüz inek, arık düvesi olsun.
İğne yutmuş bir kaç devesi olsun,
Bir tek ferrariye bile razıyım.

Kanaatsız kullar olmazsa razı,
Yüzlerce tavşan ver, bana bir tazı.
Hakkıma düşmezse bin koyun, kuzu,
Demir teyyâreye bile razıyım.

Bütün paraları koy bir kantara,
Metali dosta ver, kağıdı bana.
İster göz kararı, ister al dara,
Bozuk teraziye bile razıyım.

Bendeniz tevazu taşır kolunda,
Bilirsin dervişim gayri yolunda.
Eski bir hırka ver, sağ ve solunda,
Zümrüt, kırk düğmeye bile razıyım.

Atım topal olsun, isterse yaşlı,
Arabam pırlanta, yakutla işli.
İçinde olsun da ceylan bakışlı,
Gümüş tekerleğe bile razıyım.

Bilirim bu dünya külliyen yalan,
Sarayı, köşkü, şöhreti falan,
İçinde iki küp define olan,
Yıkık viraneye bile razıyım.

Mevlam gözüm çok tok, gör işte halim,
Ben pek mütevazı, eller çok zalim,
Boğaz kıyısında olsun bir yalı’m,
Kumlu araziye bile razıyım.

Aramızda kalsın, gene bir düşün,
Yetmiş huri sayıp ağrıtma başın.
Eğer bu dünyada olursa peşin,
Elli cariyeye bile raziyim.

Coşkun’u ganî etsen nazım yok,
Bu sözün üstüne, tövbe sözüm yok.
İblis’in tahtını versen gözüm yok,
Elmas tabureye bile raziyım.

30.08.2020

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.