Menu

Özgür Metin Demirel

yanıp kavrulan dünyamızda
katledilen günün arifesinde,
fabrika bacalarından yükselen zehirli gazlar
denizlere akıtılan zehirli sular
liman kentlere sürülen plastik çöpler
çöplükten oluşan yeni dağları dünyanın
tüm canlıları
bitkileri ve hayvanları
yok eden ilaçlar
tek ellerin yaşamı yok eden tekelleri
doğayı yok sayan iklimi değiştiren savaşlar
paranın, servetin eliyle yorgun düşen
iklimin nefesi
savaşla, çarpık kentleşmeyle birlikte
servete değişilen doğa
pazar kaygısıyla
çarpık üretimi kutsayanlar
yalnız kasaları dolsun diye
parmakla sayılabilecek kadar azlar

insanı, doğayı, yaşamı
yok saymaya
yok edilen doğanın
yaşaran, kan ağlayan gözleri
ranta, kâra ve paraya peşkeş çekilen
mavi yerkürenin
hayatın mavisi, yeşili
ve çalınan tüm diğer renkleri

kuraklıklara terkedilen
verimli topraklarından
yuvasından sürülen kuşun
dalından vurulan çiçeğin
dili ve konuşan sözü olmak
doğaya, tabiat anaya sahip çıkmak
insana ve yaşama sahip çıkmak
safını yaşamdan yana belirlemek

fırtınanın koptuğu
rüzgarların açıldığı
ve yaşamı tehdit eden yarınlara
savrulan dünyam
savrulan ama farkında olmayan yaşama
mahkum kılınan insanoğlu

bunaltan bir havanın hakim olduğu
kurak günün ardından
toprak susuz,
insanoğlu aç,
doğa yıkımla yüz yüze

yetmedi mi hala

yaşamın rotasını şaşıran
kar eksenli akıntıya, fırtınaya
karşı ayakta duran ve savaşan
emekçi halklara ve
insanoğluna merhaba

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.