Menu

Söyleşen  Kemal Yalçın 

MURAT TUNCEL

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1350-1850 yılları arasındaki 500 yıllık zamanının tarihi olaylarını, sosyolojik değişimlerini işleyen, işlenen zamanın öncesi Osmanlı coğrafyasında yaşanmış mitolojik öykülere göndermeler yapan   “Osmanlılar” üst başlıklı ve altı nehir romandan oluşan tarihi romanlar serisi hakkında Yazar Murat Tuncel’e sorduğum sorulara aldığım cevapları sizlerle paylaşıyorum.

Sevgili Murat Tuncel, Osmanlılar seri romanlarının hazırlığına  ne zaman başladın?

“Osmanlılar” roman serisinin çalışmalarına 2000’de, yani Milenyum’un başladığı tarihte başladım. Bunun iki nedeni vardı birincisi, belli bir tarih diliminde bir başlangıç olsun, ikincisi de o yıllarda yazdığım “İnanna” romanımı yazarken yaptığım araştırmaların bana tarihi konulardaki zenginliği işaret etmesiydi. Örneğin Azra Erhat’ın, “Eğer biz bu topraklar üzerindeki taşları dillendirebilirsek dünya bizi daha iyi tanır,” diye bir cümlesi vardır. İşte bu cümle bile bir başlangıç sayılabilir.

Birinci ve ikinci kitap arasında 7 yıl var. Neden bu kadar uzadı?

Bu iki romanın yayınlanışı arasındaki uzun yedi yıl, benden kaynaklanmayan bir yedi yıl. O zamanlar çalıştığım ajans, Alfa Yayınevi’ne kitapların hepsinin yayınlanması için yayın anlaşmasını yapmıştı. Fakat yayınevinin yayın politikası editör değişimiyle değişiyormuş, benim kitaplarımın yayın anlaşmasını yapan ve inançla kitapların basımı için ısrarcı olan editör Rana Alpöz değişince kitapların yayını bir süre sürüncemede kaldı. Yedi yıl sonra Elfene Dünya Yayıncılık ile anlaştık ve ikinci kitap yayınlandı. Üçüncü kitap da şu anda yayına hazırlanıyor. Altı aylık periyodlar içinde altı kitap tamamlanacak.

Daha önceki romanlarınla Osmanlılar arasındaki farklar nelerdir?

Önceki romanlarım kendime özgü kurgularımla yazılmıştı. Konu, karakter yaratımı, betimleme özgürlüğü benim elimdeydi, ama “Osmanlılar” serisindeki romanların konusu da karakterleri de, geçtiği yerler de belli ve bilinen objeler. O nedenle burada daha çok dikkat etmek zorunluluğum vardı, çünkü bilinen olaylar ve kabullenilmiş karakterler için yanlış bir şey yapmam söz konusu olamazdı.

Yanlış yapmamak ve kendi üslubunuza göre yazabilmek için de hem çok dikkatli olmak hem de çok araştırmak zorundasınız. Kimseyi incitme hakınız olmadığı gibi okuyucunuza beğendirme zorunluluğunuz da var. O nedenle tarihi roman hayli riskli bir tür. Çok çalışma, sorumluluk duygusu, ince estetik hesaplar isteyen bu çalışmalar ayrıca sizin çok disiplinli çalışmanızı gerektiriyor ve bütün zamanlarınızı istiyor.

Kurgu roman ile tarihi roman arasındaki farklar nelerdir?

Yukarıda belirttiğim gibi kurgunun her şeyini yaratan sizsiniz, ama tarihi romanda her şey bellidir, siz sadece onu öyküleme tadıyla nasıl verebilirim sorusunu düşünebilirsiniz.  Kurgu romanlarda, Hollandalı yazar Hary Mulsch’in dediği gibi, “Romanın tanrısı sizsiniz,” ama tarihi romanda yaratılmış ve yaşanmış olay ve kişilere ancak kendi stilinize göre şekil verebiliyorsunuz.

“Osmanlılar”ı yazarken en çok nelere dikkat ettiniz?

Konuyla ilgili herkes tarafından bilinen karakterleri gerçek yönleriyle ve çevresiyle vermeye, konuların birden çok kaynaktaki karşılaştırmasını yapmaya, olayların geçtiği -örneğin savaş alanları- yerleri bizzat gidip görerek gerçekçi betimlemesini yazabilmeye, zamanın sosyolojik haritasına dikkat ederek dönemin olaylarına panoramik bakarak olayları zenginleştirmeye dikkat ettim.

“Osmanlılar”ı yazarken en çok nerelerde zorlanıyorsun?

Bu romanları yazarken zorlandığım en önemli olgu bilgi kirliliği. İnsanlar gerçek araştırmaları inceleyeceği yerde kulaktan dolma bilgilerle bazı olayları tahlil etmişler. Hatta kitap halinde yayınlamışlar. Bilim insanlarının tezlerinde bile bazı çelişkilerle karşılaşıyorsunuz. O zaman üzerinde çalıştığın olayın doğruluğunu bulmak zor oluyor. Onu bulmak için de ekstra zaman harcayarak işin doğrusunu bulman gerekiyor. Ben de bunu çözebilmek için çeşitli kaynaklardan yararlanarak çalışıyorum, hatta kaynağa ulaşmak için inceleme gezileri yapıyorum. Örneğin bir kaleyi görmek, bir savaş alanının nerede olduğunu tespit edebilmek gibi.

Kemal Yalçın 

Sevgili Murat, verdiğin cevaplar için çok teşekkür ederim. Kalemine, yüreğine, aklına sağlık!

“Osmanlılar” romanına gösterdiğin ilgi için ben de sana çok teşekkür ederim Sevgili Kemal!

Den Haag, 14 Şubat 2020 

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.