Menu

Şeytanın yatağından çıkarıyorum sevinçlerimi,
Sağa sola döndükçe anlaşılmazlığın gece bekçileri
Bardak bardak ter döküyorum
Çoğaltmak için denizlerimi.

Çoktan seçmeli haller sunuluyor insanlara
Çok müzikli orta alkollü yerlerde.
Onlardan birinde birinin burnundan
Bütün hayatı geliyor durmadan,
Yanağını sıkıyorum onun, gözünü öpüyorum,
Diyorum, hepimiz nasıl benziyoruz birbirimize,
Borç ve harç içinde geçti örneğin
Görkemli halleri özlerken hayatımız.

Diyorum, birer ölmeme denemesidir bizim kısa görüşmelerimiz,
Can götürüsüdür, ağudur, karanlıktır ve kandır.
Tutulmaz bir yandan anlatmanın isyanıyla, hışmıyla,
İçe akar hem de susmanın bilge sızısıyla
O gece yarısı ümitlerimiz.
Bilmediğimiz bir şeylere karşı koyma savaşımıdır
Pamuk ipliğinde ayaküstü konuşmalarımız,
Tutku söndürümüdür böyle anlarda
En tutucu tavrımızı takınmalarımız.
Kim kimi anlasa, diyorum, var mutlaka bir eksik.

En büyük tehlikedir artık buralarda
Yeni hayaller kurmak ve ağlayan,
Umarsız ağlayan kadınların ellerinden tutmak.
Acılarda ve yarım maceralarda kayıt bırakarak
Cümle günahların artıklarından ve düş kırıklarından
Kutsal sular yaratmak.
Diyorum, her aşkta bir can yerde kalacak.
Gecemiz dönmesine dönecek, güne dönecek olsa da
Borç ve harç içinde geçecek hayatımız
Vardiyalarda…

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.