Menu

Kitaplığı karıştırırken parmağım Langston Hughes (1902- 1967) Seçme Şiirler kitabına dokundu. Şairin bende olan tek kitabı, tam yirmi yıl önce almışım. Ergin Koparan’ın Türkçeye çevirdiği şiirler benliğimde hiç kalmamış.

Bir şiir sever olarak şiirleri tekrar okuyunca, yeni bir pencere açıldı. Şiir: sade, özü kirlenmemiş bir ırmak gibi. Lirik dizelerinde, Amerika’da ‘zenci olmanın’ zorluklarını ve hayatta kalma mücadelesini sürekli şiirlerinde anlatır. Kelimeler özenle seçilmiş, yaşadığı topluma olan eleştirileri sık dokuyup, ince elemiştir. Hayatı türlü türlü zorluklarla geçmesine rağmen, yarına olan umudu, özlemi güneşli günlere olan beklentisi bir uçurtma gibi hiç eksik olmamış şairin dizelerinde. ‘Düşler’ şiirinde bunu açık bir dille anlatmakta; Sıkı tutunun düşlere/ Eğer düşler ölürse / Kırık kanatlı bir kuş olur hayat / Uçamaz düşer / Sıkı tutunun düşlere/ Çünkü biterse düşler / Kıraç bir toprak olur hayat / Karda buz keser.

Sınıf mücadelesine her zaman duyarlı kalmamış şair. 1950’den sonra ırkçılığa karşı verilen mücadeleden geri çekilmiş, suskunluğa gömmüş kendisini. Şiirlerinde sürekli eşitliğin, özgürlüğün ve özgün caz ritminin melodileri hep duyuldu. Dizelerinde, yan yana yaşamanın hep mümkün olduğunu anlattı. ‘Metronun Kalabalık Saati’ şiirinde söyle anlatır Hughes, yaşamı paylaşmaktan başka bir olanağı olmadığını: İç içe / soluklar ve kokular / öylesine yan yana / iç içe / kara ve beyaz / öylesine sıkışık / yer kalmamış korkuya.

Langston Hughes kendisi için: ‘Ben Amerika’nın kırık kalbiyim’ diyen bir blues ozanıdır. Okumaya değer büyük bir şiir ustası Hughes.

Hayat Güzel 

Langston Hughes

Nehir boyunca yürüdüm
Kıyısında oturdum
Düşünmeye çalıştım ama yapamadım
Bu yüzden suya atladım ve battım.

Bir keresinde yüzeye çıktım ve haykırdım!
İkinci kerede feryat ettim!
Eğer su o kadar soğuk olmasaydı
Batabilir ve ölebilirdim.

Fakat o su soğuktu! pek soğuktu!

Asansöre bindim
Yeryüzünden onaltı kat yukarıya
Bebeğim geldi aklıma
Ve aşağıya atlamak geldi içimden.

Orada durdum ve haykırdım!
Orada durdum ve feryat ettim!
Eğer o kadar yüksekte olmasaydım
Atlayabilir ve ölebilirdim.

Fakat orası yüksekti! ne kadar da
çok yüksekti!

Böylece hala burada sağ isem
Sanırım sağ kalmaya devam edebilirim,
Aşk için ölebilirdim
Ama yaşamak için doğdum.

Beni haykırırken duysanız da
Ve feryat ederken görseniz de
Öldüğümü görsen de tatlı bebeğim
İnatla yanında olacağım.

Hayat güzel! şarap kadar güzel! hayat güzel!

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.