Menu

kimse bilmiyor tarihini
insanın insanı yemeye başlamasının
el ele hesap sormayalı çok oldu
ten etle kavgalı, kirpik gözle.

beni kovalayan kasırga nicedir dölümün de peşinde
sırtlan mayalı bir ekmekle doyurmak için
güneşin gölgesinde yürüyen iz’sizlerle el ele.

oysa sıcak kanın kokusu aynıdır bütün haritalarda
her toprakta kederin yankısı ayırır tufanla bayramı
nasılsa siz değildiniz Ali İsmail, Abdullah, Berkin
sizin olmadı hiç kurşunun bağırdığı sırt
sizin ağzınızdan değildi fışkıran lâv
bir hürmet halısı olarak ayak altınıza
serilmemizi beklediniz.

âdil ve adaletli gözlerinizde çakan
kutlu ve ulu şimşek şavkında yüzerken nesliniz
dizleri ağızlarına düğümlenmiş tütün yüzlü adamlar
kahpe mezatların sap boyunlu kadınlarını
ah ki, donsuz bebelerin aç etlerini alıp sinelerine
sırça ömürlerine sindiler / görmediniz.

duyun dedim mırıltısı göğü tutanlara / kan sinmez
hançeresi çavlan ağızlar dölüyüm ve hayatça
sabrın barutuna çırayla gidenlerdenim
abanozdan bir yüreğim kıyımın rahlesinde
– ne ki barış olalı emzirenim –
hem namlu hem siper, hem yara hem merhem gündeminde
şakağımdaki tetiği parmak bilenlerdenim

dost yansısı toplayan mercek göster / ezberledi tansık
ışık kırılmaları torbasıyım öze
kendine tüküren ağızlar ülkesinde
hiçbir hüzün yas kadar namuslu olamadı
hiçbir namussuzluk gizlenemedi söze.

oysa sıcak kanın kokusu aynıdır bütün haritalarda.

2013, İzmir

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *