Menu

ey karanlığın sultanı bilmez misin ki,
ben bütün acıları yüzerek geldim eşiğine hayatın
vardım saçağına oturdum sevginin, güzelliği işaret ettim
istedim ki ustası olayım sevginin
duvar örer gibi öreyim temelini, emek karayım
içi pak oldu mu, gözleri ışıldarmış insanın, öğrendim.

bozmak senin işin ey karanlığın sultanı
bizde ise yılların sırrı hikmeti söz vardır
tılsımını serpmek için hayatın suretine
rüyalarımıza sahip çıkıyoruz bir derviş misali
bir budala şair kendi hikayesiyle yıldız arıyor gökyüzünde bilesin.

yıldızsız gecenin yolculuğu nereye varır ey derviş !
dönüşü geriyedir gidenin yolculuğu kimileyin
her yolculuk maharet gerektirmez, ustalık da
tutun yüreğinin iç yolculuğuna
tutun rüyalarına
içinin dünyası götürür seni mananın kapısına
sözle başla
hep mal mülk bırakacak değil ya insan
umudun rüyalarını anlat ey derviş
acı ve gülüşlerini de
sevginin sırrı hikmeti o sözlerde
anlatılmamış, anlat be derviş
de ki;
söz ağırdır ey insan mana içredir
cahile söylenmez ağırdır, tartı gerektir
can ile canan birdir dervişin gönlünde
gönül gözüyle seven, göz hizasında bakabilendir
unutma.

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.