Menu

Aylardan beri Sevim Ünal’ın romanı masamın sağ köşesinde okunmayı bekliyordu. Sürekli araya başka kitaplar, başka yazılar ve günlük işler girince yaz tatiline kadar ertelendi. Sonundan “Ezda’nın Çocukları” ve İsmail Polat’ın “Hülle ve Töre” romanını bavula yerleştirip Marmaris’deki otele götürmeye karar vermiştim.

Nedense bavuldan çıkan ilk kitap İsmail Polat’ın romanı oldu. Kitaptaki anlatım dili hoşuma gitmişti fakat hülle konusunu işleyen roman beni sıkmaya başlamıştı. Romanda hülle Anadolu’nun gelenek ve göreneklerine sinmiş ve yerleşmiş gibi anlatılmaktaydı. Erkekler eşleriyle tekrar evlenek için hülle yoluna baş vuruyordu. Sürekli bu konuya odaklanmış roman, kıssa zamandan okuma hevesimi körletti ve kitabı yarıda bırakmak zorunda kaldım.

Ertesi gün gidip birkaç gazete aldım, bunun içinde Cumhuriyet gazetesi de vardı. Yıllar önce çok okuduğum bu gazeteden soğumuş, gelişen zamana ayak uyduramayıp, eski kalıplar üzerinde devam etmeye çalışan bir gazete olmuştu. O gün Cumhuriyet’i tekrar aldım.

Cumhuriyet’te ilk dikkatimi çeken yazı “Artık hayalim yok” yazısı oldu. ISİD’ın elinden kurtulan Ezidi kadınların yaşadıkları çileyi anlatıyordu. Ne tesadüf, Sevim Ünal’ın romanı da bu konuyu işlemekte. Ünal’ın romanını aylar önce okuyan eşim bu romanı ‘mutlak okumalısın’ demişti. Demekki bu kitap okunması için bu günü beklemiş.

İSİD, Irak Suriye İslam Devleti, nasıl birden güçlenmişti, Irak’a girdiğinde Irak ordusu neden tüm silahları bırakıp kaçtığını, neden bir terör örgütünün silahlandırıldığını hiç anlamamıştım. Gazetedeki yazı,  3 Ağustos 2014’te Irak Kürdistan’ındaki Şengal ve çevresindeki Ezidi yerleşimlerine saldırı ile başlamaktaydı. Gazete 8 Ağustosta 2018 tarihli ve halen üç bine yakın Ezidi kadın ve çocuğun esir olduğunu yazıyordu. Haberde kadınların halen satıldığını, köle olarak tutulduğunu ve çocukların bile her gün tecavüze uğradığının altı çiziliyordu.

Sanırım Sevim Ünal’ın romanını okuma zamanı çoktan geçmişti.

Kitabı bittirdiğimde yüreğimde derin bir üzüntü beni günlerce bırakmadı. Aklıma ilk gelen, cüretkar bir yazar Ünal. Ezidi kadınların acılarının devam ettiği bir zamanda, yani kasım 2016’da kaleme almış romanı. Ezidi kadınlara yapılan bu insanlık dışı zulum bu gün hâlâ  devam ediyor. İşte bu roman yaşanan o acıları anlatmakta. Romanın içeriğinin ne kadarnın kurgu, ne kadarının gerçek hayattan alındığını seçmek zor. Ancak kadınların acısını dile getirdiği kuşku götürmez.

Kadın olmak zor. Onca zulüm ve tecavüzlerden kaçarak evine dönüyorsun ve ailen kirlendiğini düşünüp kendini asmanı öneriyor. Kadın olmak zor. Kendisine Müslümanım diyen ve beş vakit namazını kaçırmayanlar Allahın adına insan öldürüyor, çocuklara genç kızlara tecavüz ediyor, köle olarak satıyor. Kadınların Müslüman olmaları koşuluyla hayatları bağışlanıyor ve erkeklere  hediye ediyorlar. Kadın olmak çok zor.

Roman tarihimize tanıklık yapan bir belge, yok olmakta olan bir halkın acı çekmesini anlatmakta. Ezda’nın Çocukları sayesinde Ezidi halkı hakkında bilgiye sahip oldum. Kabul etmek zorundayım, bu konuda bilgim çok sınırlıydı. Kürt olan Ezidilere zamanında diğer İranlı Kürtler sahip çıkamamış, onları dünyanın bir çok yerinden gelen şeriatçılara teslim etmişlerdi. Kürt Kürt’e sayıp çıkmamış yani.

Roman Şengal Dağları gecenin karanlığında heybetini yitirmişti…diye başlıyor. Artık Melek Tavuz halkını koruyamıyordu. Kitapta Ezidi Kürtlerinin bir terör örgütüne nasıl teslim edildiği anlatılmakta… Okudukça kadınların çektikleri mezalime yeniden tanık oluyordum. Sevim Ünal duyarsız kalmamak için kaleme aldığı gerçek olayları ve anıları ustalıklıkla dile getirmiş.

Kitap 10 Ağustos’ta bitti, gidip otelin büfesinde Birgün gazetesi adım. İç sayfadaki bir  yazıya gözlerim takıldı: “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”nun Temmuz ayı raporu. “Erkekler 37 kadını öldürdü, 433 çocuk ise cinsel istismara maruz bırakıldı.” Bu bilinen rakamlar.

Hollanda’ya döndükten sonra iki ay geçmemişti ki, gazeteciler Hollanda’nın Suriye’de terörist bir örgüttü desteklendiği ortaya çıkardı. Kimse o gazetecilere, ‘devletinin sırrını deşifre etmekten’  soruşturma açmadı.

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.