Menu

(Yolun sonu Gözüküyor)

Ah!
Ah!
Ahraz istek doldurdum
Gün batımı heybeme
Her sevdası El
Kitabına düşmüş
Zulası dilsiz memlekette….

Yol yorgunu
Küskün kısrak
Köprücük kemiğinden köprü
Milsiz nehir gezerdi
Ucuz ulaş bahanelerle..

Su nehrine soyunmaz
Uğruna ser olmayınca
Yatağından em alıp
Dağları onmak gerek…..



Küf şehrinden geçerken
Algımı yıkadım
Durulmaz diktatör sağanaklarında

Yola yolcu sorulmaz
Geçerken molasız
Hiç bilinmeyenli
Denklem duraklarında

Saklanmaksa adı
Gecenin geç getirdiği
Vurgunda kırık
Zevzir yarası
Gölgemde saklanmak

Nafile;
Göl üstü nilüfer
Yatağına uyanmak.
Göl nilüfer sevmezmiş
Örtülecek Sır yoksa…



Nuh’a tersi zamanlarda
Üç beş firari serçe
Ömrünü Nâr’a vermiş
Göğünde derdest gezer…

Bilinmez ki yol ayrımı
Kimsesi çekilmiş suların
Yorulup gölgeme eğilsem
Öykünür kent istasyonları

Her mısrama yol vursam
Bir öykü unutulur
Terki düşüncede

Yola yoldaş olursan
Yol yolcuya doymazmış
Düzlüğe çıkmak gerek…

Amsterdam

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.