Menu

anladık ki ay sultan eskidikçe güzelsin
görkemli tek ecesin şu gökyüzünde
acun’un az tavsayan sevisinden mi nedir
alıp gitmişsin başını küs bir zamanda,
saçılan gözyaşlarımızla tutardık eteklerini
saklambaç oyunlarımızdaydın geceleri…

sarmaş dolanlığımızdı belki de kıskanılan
horoz ötümü uyanmaklara azarlanmalarımız
koparan kopardıkça gümüşten halkamızı
tarifsiz bir hüzünle bakardın üstümüzden.
köy yerinde bilmezdik
göremezdik utangaç öte yüzünü
düşlerimiz ağlamaktı, korkuydu
kıvılcımsız alevdi tavansız çardağımız.

ay sultan, sen bilirsin
bilirsin sam çalığı talazlanmış etimi,
kerem’dik üzüldük biz, aslı’ydık güdüldük
sevdamız gündüzleri iş ve açlık üretti
çıkarıp destanları sandık sepet bohçadan
ışığında okurdu büyüklerimiz
ah güzellikler ecesi kahırlı büyüdük biz…

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.