Menu

Yeni Dünya

kırık düşlerin boğuk hıçkırıkların karanlık düşüncelerin soğuk bakışların korkunun sırası mı şimdi renkli cıvıltısını dinlemek lazım kuşların hüzün, ağlama, yas havası değil kara elbiseleri çıkarmak lazım dört duvara demir parmaklıklara soğuk ve burgun zindanlara susmanın, somurtmanın acını içine akıtmanın ben vurdum sen duyma’nın vurdumduymazlığın kendi yağında kavrulmanın değil zamanı hayata selama durmalı zorbanın suratına bir […]

Yaşamın Kıyısında

Ali Bey boş banklardan birine oturdu. Yorgun ve halsizdi.  Beli de ağrıyordu. “Şu bel fıtığı da yakamı bırakmıyor,” diye fısıldadı iç sesi. Yaşlı sayılmazdı ama yaşam koşulları onu erken yıpratmıştı. Yavaşça ilişmişti oturduğu yere.  Diğer banklarda oturanlar onu fark etmediler bile. Hepsi kendi dünyalarındaydı. Çoğunun yüzüne umarsızlık sinmişti. Kimi, gözlerini bir noktaya dikmiş, öylece oturuyordu. […]

VAN GOGH VE LA HEY

Bir zamanlar o dalgalı saçları İvedilikle uzardı, tarasın diye özellikle Scheveningen(*) rüzgârları Şimdi Scheveningen’in kollarında uluslararası bir mahkeme İnsanın havsalası almıyor bu nasıl muhakeme Artık adalet dağıtmak bu kentte âdetten Tabii sıra gelirse ad/aletten Ha bire diktatör topluyor, ey! Muazzam koleksiyoncu La Hey Önce sarıdan firar edesi geliyor insanın Kesilmiş kulağınıza fısıldadıklarıma lütfen inanın (*) […]

Unut

“Unut” dedi annem. Parklarda, pencere kenarlarında ekmek kırıntıları toplayan güvercinler gibi gezinirken saçlarımda yaşlı eli; “Unut çocuğum bu kış da gelmeyecek o, Hiç değilse bir daha ki kışa kadar unut…” Küçüktüm. Büyürsem, başımın gökyüzüne çarpacağından korkacak kadar küçük ve inatçı… Her haftasonu evimizin önündeki küçük çocuk parkında, paslı zincirlerinin ellerimi boyadığı salıncakları boşken sallamak en […]

ŞİİR, KİR TUTMAYAN AKARSU/ DİNGİN SÖZLER AVLUSU

Üç sözcük bir yolculuğa çıkarıyor beni. Kitap adlarının önemini bir kez daha anlıyorum. Hele bu şiir kitabı ise… Üç sözcük, omuzlarında taşıyorlar beni, yorulmak nedir bilmeden. Tanışıyor, konuşuyorum onlarla… Bir yakınlık,bir sıcaklık hissediyorum. Üç sözcüğün beni nereye götürdüklerini anlamak için adıma imzalı kitabın ilk şiirini okumaya başlıyorum. Dingin sözler avlusundayım. Pırıl pırıl bir Türkçe karşılıyor […]

Pişmanlık

Kadının memelerini arkadan avuçladı adam, parmaklarını hafiften yumuşak ete gömdü. Bacaklarını aralayan kadının içine penisini usluca soktu. Adam mutluydu, padişah gibi kendi saltanatındaydı. Zevkten kör düğüm olmuş, kalbi delicesine çarpıyordu. Kadının sıcak kalçası bereketli toprak gibi pulluğa hazırdı. Adam kadının kokusunu ciğerlerine pompalıyordu. Bir yandan spermasını boşaltmak için tüm kaslarını kullanıyordu. Kadın sadece kendisinden bekleneni […]

Nihat Kemal Ateş’in Gülüşün Düşüyor Geceme

Nihat Kemal Ateş’in son şiir kitabını okuduktan sonra yüreğime değişik duygular kapladı. Bu duyguları sıralamak onlara bir mekan, bir anlam vermek zor olmadı. Kitaptaki şiirler sıkça geri dönen duyguların ve düşüncelerin etrafında odaklanmakta. Şairin en çok değindiği konular: özgürlük, sevinç, yabancılık, aşk, sevda, kadın, çocuklar, dostluk ve güzel günlere olan özlem. Şiirlerin içine kendinizi bıraktığınızda […]

Mitolojik Şairin Ağıtı

Yalvardım Zeus’a heyhat! Tanrıların katından atılmak için. Bekliyordum elbet kaçınılmazdı, Gökleri delen o alaylı kahkahalar işittiğim. Dionysos’un elinden çıkmaydı göğsüme çarpıp bulutlara savrulan altın kadeh ve Ambrosia gölünü adımlamıştı Hera delirdiğimi söyleyerek her anında. Tanrıların hiç durmadan hatırlattıkları insan olmanın dayanılmaz acısıydı bana. Yalvardım Zeus’a heyhat! Bir bedeni duyumsamak için. Zehir de olsa tadında yaşamı […]

Kozmopolit Hafızanın Olanakları: Burhan Sönmez’in Masumları, Jamal Mahjoub’un Cinleri [0]

İstanbul İstanbul (2015) romanıyla Viclav Havel Ödülü’nün sahibi Burhan Sönmez’in Masumlar (2011) romanı şu etkileyici cümleyle başlar: “Benim vatanım çocukluğumdu ve ben büyüdükçe uzaklaştım ondan, uzaklaştıkça da o büyüdü içimde.” Masumlar, yirmi birinci yüzyılın katmanlı öznesi, maddi ve manevi sınırlar, Doğu ve Batı üzerine pek çok güncel sorular barındıran ve sürgünlüğün çeşitli hallerine gönderme yapan […]

Kemal Siyahhan: HAMAL

Önünde hamalların kullandığı semerle  koca bir han kapısının resmedildiği kapak arkasında mütevazı bir yazı ile sunulmuş roman.  Yazı geçmişi köklü olan biri için diğer romanlarında da görülen sade tanıtımın yazarın kendi tercihi olduğunu sanıyorum.  Ben diliyle ve şimdiki zamanla yazılan roman insanı, yaşanılanların gerçek olduğuna  ve yazarın yaşadığına inandırıyor. Öyle ki Kemal Siyahhan’la ilk buluşmamızda […]

İzmir’in Güvercinleri

Gerdanında yer eden zümrüt yeşili tüylerini, takıların en pahalısını taşırcasına bir edayla havalandırır şehrimin güvercini. Ve takınarak o daimi zarafetini kanat çırpar ufka doğru göstermek istercesine güzelliğini.

HE LÂL GAZEL(*)

Ortalıkta kala kalırsın bak en’ler söylemez! “Söyleyenler kendini bilmez, bilenler söylemez!”* Kim ya da kimler memnun ki şu hayattan Haydarî? Hadi ağlayanları anla, gülenleri söylemez? Biraz şiir dışı da olsa içeridir hayattan, Alan “aldım” der, amma rüşvet verenler söylemez! Ellerini vicdan denen teraziye koy, konuş. Geri kalanı geç, ileri gelenler söylemez? Bir kendi bilir her […]

Hayat Devam Ederken

Yanı başına düşen havan topu askeri havaya savurup, ağacın dibine, çalıların arasına düşmesine neden oldu. Şarapnel parçası askeri üç yerinden ağır yaralamıştı. Asker ağacın dibine baygın bir halde yığılıp kaldı, sanki ağacın dibinde çömelmiş ve kafasını ağaca yaşlanmıştı. Bedeni ağır darbe aldığı için beyni, hayatta kalabilmek adına şuurunu saf dışı bırakmıştı. Uzun aralıklarla kısa nefes […]

Een Gletsjer

Het was een gletsjer, die een ijskap over mijn hoofd en in mijn hart liet glijden, eerst was er het ijs waar ik in gevangen zat, mijn hart in ijs, een bevroren spierklomp, Mijn borsten ,uit ijs gevormde koepels, die boven het koren op de Limburgse kleigrond gegroeid waren. Tussen de kerk, de heuvels, de […]

Gereği Düşünülmeli

“Beyefendi, nereden geldiğimiz mi sorarsanız? Nasıl anlatacağımı da bilmiyorum ya, sordunuz bari cevaplandırayım. Adliye sarayından, sırtımızdan koca bir yük kalktı. Bundan on iki yıl önce eşimle birlikte el ele yürürken, o günlerde birbirini seven iki insanın el ele yürümesi hor görülmüyordu bizim mahallede, bir trafik kazasına tanık olduk. Hava güneşliydi, gökyüzünde birkaç bulut, sıcaklık tam […]

Geçit Öykücüleri

(Dünyanın Tüm Hikâye Satıcılarına…) Çığlıkla gözümü açtım. İstasyona yaklaşmıştık. Yıkık hangarları, eski bina ve kulübeleri istasyon, çeşmesini bankları sırasıyla arkamızda bıraktık. Trenin durması ile sonlandı yolculuğumuz. Tabelaya göre ineceğim yer doğruydu ama zaman ve mekân öncekilerden farklıydı. Neden böyle düşündüğümü az sonra size açıklayacağım ben şu an bile ilk şaşkınlığın altındayım ve neler olup bittiğini […]

Bu Gün Hiç Umudumuz Olmazdı

Okumaktan çok yazmaya meraklı bir toplumun köpürttüğü yazınımızın, değerli yapıtlarını seçmekte bugün zorlanıyor olabiliriz. Ama bileceğiz ki altını en iyi sarraf bilir örneği, beğenisine güvendiğimiz birileri yoksa çevremizde, deneye yanıla ‘o iyi kitaplara’ ulaşacağız. Bileceğiz ki her okuyucuya göre bir kitap, her kitaba göre bir okuyucu vardır. (Kitap Anayasası) Bir kişiye kitap önermek, bir hastaya […]

BİR ETEK GAZEL /I

Böyle geldi, böyle gider sanma sakın ey hin! Şairim (?) ben ne bilgisiz bilgin, ne de kâhin! Kala kala ne kalacaktır senden geri, Bir gün sergilenir müzede fesin, tespihin! Şeytanı uzakta arama şeytan içinde, El etek öperek çıktığın merdiveni in! Türk parasıyla bile beş kuruş etmiyor aklı Kartal sinek avlar, düşünedursun şahin! Öküz altında buzağı […]

3000 km Uzakta Dil

“Do you speak Turkish at home!?” [Evde Türkçe mi konuşuyorsunuz?!] sorusundaki şaşkınlıkla kendime gelmiştim. Yok, yok! Karşı tarafın şaşkınlığıyla kendime gelmekten ziyade, fersah fersah kendimden uzaklaştığım gerçeğinin fay hattı çatlamış, sarsıntının etkisiyle sokağa kendini don atlet atmış bir adamın dengesini kaybetmiş (ki bu sefer bir çok açıdan daha anlamlı) şaşkınlığıyla nihayet kendime doğru bir kaç […]

Kazım Cumert’in Mesut’u

Mesut, doğru ve yerinde karar almanın ne denli önemli olduğunu önümüze sermesi bakımından önemli bir roman. Hatta kendi hayatınızda verdiğiniz veya adımıza alınan kararları tekrar gözden geçirmemizi ister. Nerede doğru karar alındı veya hatalar nerede başladı düşüncesi veya sorusu bir sarmaşık gibi vücudunuzu sarmaya başlar. Verilen her kararın sadece kendimizi bağlamadığını, tüm sevdiklerimizi kapsadığını üç […]

Okuma Notları #1

Sarı KahkahaMurat Özyaşar Coğrafyanın dağ dağ, akarsu akarsu, kuş kuş, bulut bulut yüzünü çizdiği öyküler kendini başkalaştırır, coğrafyanın kendisi için de bunun böyle oluğu gibi. Sadece doğal güzellikleri ve yeryüzü şekilleri değil, caddeleri, sokakları, kahveleri, berberleri de alnında birer çizgi olur bu tarz öykülerin. Bir adım ötesi (ki tehlikelidir, çoğu zaman gidilmez, çoklukça da sevilmez, […]

Kara Zambak, Sayı 6, 2018 Sonbahar

Nazim Hikmet MURAT TUNCER Lorca’nın Öldürülüşü BİLSEN BAŞARAN Unut ÖZGÜR ZEYBEK Yaşamın Kıyısında FİLİZ GÜLMEZ Geçit Öykücüleri EYYÜP YILDIRMIŞ Gereği Düşünülmeli ZEKİ ŞERDİN Pişmanlık MİRA KEŞERLİ Hayat Devam Ederken MİRA KEŞERLİ 3000 km Uzakta Dil VOLKAN YAZICI Kozmopolit Hafızanın Olanakları: Burhan Sönmez’in Masumları, Jamal Mahjoub’un Cinleri DENİZ GÜNDOĞAN İBRİŞİM Kemal Siyahhan: HAMAL KEMAL ALBAYRAK Okuma […]