Menu

ybz

içimde yeni bir zenci dolaşmakta Lucebert’i¹ geride bırakan, ne de kendisine baraka arayan kaba gürültü ile iner merdivenden, beni akça bulur, kalbimi gülünç ve ölük birbirimizin favori düşmanıyız nefret ve sevgiyle domino oynarız veya bir el renkli satranç oyunu atarız her zaman bir körebede buluşuruz o ölümden korkmuyor onun yerinde ben varım iç organlarımda gürültü […]

Toprak Su Gibidir Devrim Kaçınılmaz

alın terinden yağmur bulutu birikiyor güneş kar topluyor karanlık madenlerde dereler denize dipçik inişinde gürülderken sınıf kini eritirken demirci toprağı deşerek biniyorum öfkeme yüzlerce yılın hırsı kök söküyor tarlada devrim lavlarına kapılıyor titrek cılız ihanet puslu sabahı yırtarken sesimiz parlıyor haykırışımızın gücü sonsuz devinimin içi sığmıyor içine insanlık sayfasına ısınıyor içimiz kaynaşıyor enternasyonal toprakla Revolution […]

Ü R P E R İ Ş

Tüm kentler, Tüm yollar, Uğultulu ve de sisli… Kurulur mahkemeler, Verilir fermanlar sorgusuz ve de sualsiz. Üşür tenim, Haykırır dizelerim. Hükmünü yitirir vefa. Baş uzatır fermandarlar. Ve ölüm kokar, Ve ölüm kusar tüm vicdansızlar… Kudurur denizler, Azar dalgalar, Sığınacak liman arar, O esmer, O kumral tüm çocuklar… Çevirir dört yanımı(zı) iğrenç mahlukatlar. Prangalar vurulur beyinlere. […]

Ekim Güneşi

Parıldıyordu Ekim güneşi sarı sonbahar yapraklarının içinde, yemyeşil çimenler arasındaki… Hem yerde hem gökteydi, ruhum gibi bir alçakta bir yükseklerdeki…

Altay Öktem: THOMAS DÜŞERKEN

Sherlock Holmes gibi yazarını aşan, ete kemiğe bürünmüş, somutlaşmış roman kahramanları vardır. Thomas Dumas da Altay Öktem’in başını ağrıtacağa benziyor. İleride adına  türbeler yapılır, hurafe mezarlar gibi anma geceleri ve fotoğrafçılık ödülleri verilirse şaşırmamak gerek. “Ben” dili ile yazılıp geçmiş zamanda çekimlenmesine karşın anı yaşatan, heyecanı zirvede tutan sürprizlerle dolu  bir roman okuyacaksınız. Böyle bir […]