Menu

Bu son çalışmam olabilirdi
yaşam izin verseydi
dolu dolu yaşamak isterdim günü geceyi
yağmurdda yağardı saçlarıma
güneş de vururdu dört bir yana
ekmek diye önüme uzanan avuçları
Ağrıda, okul diye karda yürüyen
yalınayaklı,
kartal bakışlı
çocukları da tanımazdım belki
Belki solcu da olmazdım
Memleket türküleri
Bu kadar bağrımı yakmazdı belki de
Uzak kokan düşlerime sarardım
sensizliğimin acısını
Işıklı caddelerde yürürdüm belki
Yeşil camlı kefelerden yayılan
yanık memleket türküleri dinlerdim
Karışırdı aşkım geceye
belki ellerinden tutardım senin
gözlerinin mavisine karışırdı
gözlerim
ahh bir de rakı olsaydı
dibine vursaydık sarhoşluğun
Dışarıda yeni yetme bir ilkbahar akşamı
Dalda henüz çamuru kurumamış bir kuş yuvası
Toprakta uyanmamış karınca
Radyoda uzun hava
Sarılsam sarılsam sana
Günden geceye
Geceden güne
Bugünden düne
Kelebekler uçar güneşsiz bir ülkede
Bir günlük beylik beyliktir diye.

27 ocak 2015, Nijmegen

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.