Menu

Masada bin bir çeşit meze
ızgarada balık ve boğma rakı
karşıda hülyalı maviler kuşanmış deniz
güneşsiz ve esintisiz
kurşuni bir sitemle başlatır ağlamalarını
yüreğimin en kuytu yerlerine
vurur yalnızlık şarkıları

Oturur denizle gece arasına
adını bilmediğim
aşkla kör bir yolcu
avuç avuç içer mehtabı

Uzatmalı günlerden geçerek
kırık çıkık yazgımda duran
sen burada değilsin ki
göksel bir deniz kadar mavi
açamam yüzümün duvağını

İçimi mülk edinmiş dul sızı
lanetsiz sözcüklerle bulanır
mey ile ney arasında
durulur birden adını söyleyerek

Gel/sen
bir yudum alsan kadehimden
aşkın biz halinde
yağmurları gözlerimden

Bir öpsen
kim bilir
kaç yıldız düşer sevincimden

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.