Menu
Oturanlar: Nilgün Araz, Nuran Kapıkıran-Florissen,Ġlim Ürper. Ayaktakiler: Özgür Kabadayı, Ali Yildirim,Kenan Yavuz, Kemal Güler

Önce sizi tanıyalım, Deventer Kültür ve Sanat Topluğu’nu kimler kurdu? Bu yolculuğa nasıl başladınız?

14-15 sene önce Deventer’de bir derneğin çatısı altında, yönetim kurulundaki arkadaşlarla bir araya gelerek sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetler başlattık.

Bu faaliyetler ilk etapta kurumun üyelerine yönelikti. Zamanla bizi önceden dışarıdan izleyen arkadaşlarımızın katılımı ve grubumuza doğrudan destek olmalarıyla çoğaldık ve geliştik. Hem etkinliklerimizin formatı değişti hem de zenginleşerek şimdiki duruma geldik. Amacımız kültüre ve sanata gönül veren arkadaşlarımıza kendilerini ifade edebilecekleri hoş bir ortam yaratmak ve sanatseverleri buluşturmaktı. Şimdiye dek sanatın farklı renklerinde etkinlikler düzenledik. Fotoğraf, resim, öykü, roman, şiir, tiyatro, müzik gibi…

Uzun yıllardan beri bu işin içindesiniz, çok emek ve zaman harcadınız, hiçbir maddi karşılık beklemeden… Konuklarınızı hep güler yüzle karşıladınız. Sizi böyle güçlü ve istekli yapan, ayakta tutan nedir?

Böyle düşündüğünüz için çok teşekkür ederiz. Aslında bu tek maddeyle ifade edilebilecek bir durum değil. Tek tek açıklamak gerekirse: İlk önce sanata duyduğumuz sonsuz büyük aşk… Birlikte çalıştığımız arkadaşların özverileri, mütevazılığı, karşılıklı güven ve saygı… Konuk ettiğimiz yazar, şair ve sanatçıların bizlere olan güveni… Son olarak da etkinliklerimizi dört gözle bekleyen sanatsever arkadaşlarımızın bizleri yalnız bırakmaması, hep yanımızda olmaları…

İşte tüm bu unsurlar birleşince de etkinlikler herkesin haz/keyif alacağı doğal bir hal alıyor.

Edebiyat ve sanat etkinliklerinizde çok sayıda şair ve yazarı okurla buluşturdunuz. Hollanda’da yazılan Türkçe edebiyatın kalitesi nedir?

Farklı farklı kaliteler var. Genel olarak maalesef kalitenin düşük olduğunu düşünüyorum.

Eserlere içerik, yazım dili, kurgu, vs bakımından eleştirel bakılabilmesi için acilen bir kurumun (editörlük veya yayınevi gibi) oluşturulması gerek-tiğine inanıyorum.

Dünyada sanat, müzik ve edebiyat olmasaydı, savaş, zulüm ve haksızlık daha çok olur muydu?

Bu sorunuza keşke olumlu cevap yazabilseydik ama sanmıyorum. İnsan var olduğu sürece, savaş da olacaktır, zulüm de, haksızlıklar da. Sadece, olumsuzlukların dışa vuruş şekli değişik olabilirdi. Kaldı ki sanatla uğraşanların birbirleriyle olan ilişkisine baktığımızda bunu çok açık görürüz. Benim rahatsız olduğum konu, kendisine sanatçı diyen kişilerdeki ego, gurur, kibir, çekememezlik, kendisi gibi düşünmeyenleri dışlamak, kendisini diğerlerinden üstün görmek gibi durumları sıkça görebiliyoruz. Aslında sanatçının mütevazi ve paylaşımcı olması benim özlem duyduğum bir konu. Bu görüşüm, bir önceki sorunun cevabını tamamlıyor sanırım. Elbette insanların insanca yaşayabildiği bir dünya için sanatın katkısı yadsınamaz. Sanatın insanlığın yaşam kalitesine bir değer katmayacağını düşünemiyorum.

Yaşadığınız kentte Hollandalı örgütlerle de çalışıyor, her etkinlikte salonu dolduruyorsunuz. Ortak dil burada Hollandaca. Çok kültürlü toplumlarda, kültür ve sanatınızın misyonu nedir?

Bence bu bir nevi alışveriştir. Sanatçının ve dolayısıyla sanatın gelişebilmesi için farlı olmak ve farklılıkları bir zenginlik olarak görmek gerekmektedir. Çok doğal ve çok normaldir. Olmalıdır da. Sanatın en güzel özelliği göremeyene, duyamayana, konuşamayana da ulaşabilmesidir. Yani misyonumuz, tanımak, kendimizi tanıtmak ve birlikte yoğrulup kendimize has bir tat çıkarmaktır.

Ekip olarak kültürel, siyasi ve toplumsal bir yapınız var. Karanlığın ortasında mum yakmak için elinizden geleni yapmaktasınız. Hollanda’da yaşayan edebiyatçılar, sanatçılar da buna duyarlı mı?

Evet, duyarlı olduklarına inanıyorum ama yetmez. Hollanda’da yaşayan sanatçılar, edebiyatçılar kendi içlerindeki bazı sorunlara acil bir şekilde eğilmeleri gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu durum ortak çalışmayı, dayanışma içinde olmayı ve gelişmeyi engellemektedir. Hollanda’da yaşayan ve buranın hayat şartlarına adapte olmuş sanatçıların içinde yasadığı topluma karşı sorumluluğunu da unutmamalı diye düşünüyorum.

Hollanda’da Türkiyeli insanların oluşturduğu sivil toplum örgütleri konusunda ne düşünüyorsunuz?

Hollanda geneli hakkında fikir beyan etmem gerçekçi olmaz, ama Deventer şehri hakkındaki görüşlerimi bildirebilirim.

İlk önce sivil toplum örgütünün tanımını yapmamız gerekiyor. Bana göre sivil toplum örgütü devlet desteği görmeden toplum ihtiyaçlarına göre oluşmuş ve gönüllülük temelinde faaliyet yapan kurumlardır.

Deventer’de Türkiyeli insanların oluşturduğu kurumların tümünün sivil toplum kurumu olduğuna inanmıyorum. Siyasal/kültürel ve inanç adı altında faaliyet gösteren kurumların çoğu yukarıdaki tanıma uymayan, yani “sivil‟ olmayan kurumlardır. Bu kurumlar ideolojilerini yaşattıkları sistem veya güçler tarafından finanse edilmektedirler. Bu kumların içerisinde sadece sol ve Alevidernekleri tam bir sivil toplum örgütü olup, sistem tarafından finanse edilmemektedirler. Bu arada gururla söylemem gerekiyor ki, Deventer Kültür Sanat Topluluğu bu anlamda çok özel ve benzersiz bir topluluktur.

İnsanların bu tip kurumlara ihtiyacı vardır. Her talebi karşılamaya yönelik farklı dernek, vakıf gibi kurumlar oluşmuştur. İnsanların kurumlara ilgisi ve talebi vardır ama ne yazık ki kurumların birbirleriyle dayanışması, ortak çalışması yok denecek kadar azdır.

En son etkinliğinizde Müfit Can Saçıntı’yı konuk ettiniz, yanılıyor muyum?

Doğru. Müfit Can Saçıntı’yı bir tesadüf sonucu Deventer’de konuk ettik. Nedeni ise bir yakınının Deventer’de ikamet etmesi ve o kişinin bize gelip böyle bir etkinliği bizimle birlikte yapmak istediğinden dolayı gerçekleşti. Bizler de çok memnun kaldık. İyi ki de yapmışız.

Müfit Can Saçıntı kendine has, her kesimden seyirci kitlesi olan ve her eve girmeyi başarmış bir sanatçı diye düşünüyorum. Verdiği mesaj ve sahne performansı elbette irdelenebilinir.

Bundan sonraki projeleriniz arasında neler var, yeni etkinliklerde neleri düşünüyorsunuz?

Elimizden geldiği kadar faaliyetlerimizi çok önceden belirlemeye çalışıyoruz.

Önümüzdeki seneler edebiyat etkinliklerimiz düzenli bir şekilde devam edecek. Bunun yanında, yardım kampanyaları, konserler, Hollandalı dostlarımızla sanatsal faaliyetler… gibi projelerimiz var.

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.