Menu

Tek bir şiiri inceleyip şair üstüne sohbet etmek mümkün değil, fakat tek bir şiirin edebiyata kattığı zenginlikten konuşmak elbet mümkün. Bu güne kadar Yunus Emre Ayral’ın hiç bir şiirini okumamıştım,  ta ki karşıma ‘Aydemir Gürsoy’un ayağı kangren olan tavuğuna protez bacak taktırması’ şiiri Hayat Memat Dergisi’nde karşıma çıkana kadar. Şiirin işlediği konu gerçek olmuş bir olaydan esinlenmekte. Bir makaleden esinlenerek yazılan olağanüstü bir şiir. Şiirde imge yok, fakat tüm şiir tek bir imge olmuş. Kelimelerin altında anlamlar saklı, bir karşı koyma, direnme, bir kızgınlık var.  Şiirde kullanılan dil güncel, her evde, her sokakta, her sohbette karşımıza çıkan sözcükler, fakat kelimler ve tümceler öyle dağıtılmış ki şiirin içine, bilinen bir anlayışı bozmakta.

Şiirin içindeki tekrarlamalarda ilginç bir yan var,  bir günde sıkça aynı yorumlara veya eleştirilere maruz kalırız, sanki bizi inandırmaya çalışmaktalar o eleştirilerle ve yorumlarla. Bir günde kaç kez duyarız duymak istemediklerimizi, bunda kaçmak bile isteriz. Şiirde bu tekrarlama öyle bilinçli yapılmış ki, sanki televizyon kanalı değişirken karşımıza çıkan sürekli aynı haber, usandırana kadar tekrarlanan aynı görüntüler. İkna ettirene kadar tekrarlanan haberdeki yalan.

Yunus Emre Ayral bu şiirinde toplumsal değer standartlarını da gündeme getirir. Örneğin bir tavuğun değeri, “Bunu çeşitli yerlere götürsem de, götürüp ne yapacaksın, bir tane tavuk, 20 lira, kes gitsin’ dediler”. Günümüzde her şeyin değeri para ile belirlenir ya. Gözü doymayan bir tüketim toplumunda canlı tavuğun hiçbir değeri yoktur. Kimi tavuk çiftliklerinde erkek olan civcivler hemen imha edilir. Kapitalizmin çarklarının müthiş işlediği  çağımızda bir canlı tavuğun değeri bir kilo beyaz et kadardır. Bir de o tavuğu protez bacak taktıracaksınız, o parayla 1000 ızgaralık tavuk alırısın düşüncesi karşınıza çıkar. 

Bir başka konuya da parmak basar şair, veterinerliğin anlamı nedir aslında. Hayvanları iyileştirmek mi, yoksa ekonomik değeri olan varlıklara piyasa değerince hizmet mi etmek. Demokrasi kimilerin iktidara gelmesi için mi vardır, yoksa iktidara gelemeyenleri gelenlerden korumak için mi…

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.