Menu

Kökü uzun yıllar öncesine dayanan büyük bir rüzgar esti seksenli yıllarda bütün dünyada. Zamanın moda deyimiyle periferide kalan ülkeleri derinden etkileyen bu dalgalanma modernizme bir çeşit başkaldırıydı aynı zamanda. Bizim coğrafyamızı da yakından ilgilendiren bu rüzgar çağdaş düşünürleri ve sanatçıları ciddi anlamda sarsmıștı.

Resim Atila Kanbir

Postmodern durum olarak dillendirilen bu dalga giderek sığlașan, tektipleștirici, yerel değerleri küçük gören, yok sayan ‘modernizm’i tam karşıdan göğüslüyor; sanatta, felsefede, sosyolojide yerel olana, kimlik işaretlerine yeni bir kapı aralıyordu.

Yine aynı dönemlere denk gelen oryantalizm, kültür emperyalizmi ve yersiz-yurtsuzlașma tartışmaları kültürün ve ulusal kimliğin tekil, katışıksız bütünlükler olduğu modernist düşünceye karşı insan ve hayat gerçeğine yakın, yereli inkar etmeyen, kimliği öne çıkaran teorik ve pratik bir yaratma alanı da açmıș oldu.

Evrensel olana ulaşmanın öncelikle yerelden hareket etmesi; sanatçɪnɪn yașadɪğɪ gibi ve kendi gerçeği üzerinden üretmesi gerektiği düşüncesi iște bu dönemlerde yeniden anlam kazanmıș ve günümüze kadar uzanmɪștɪr. Atila Kanbir son çalışmalarında bu gerçeğe ve kendisi olmaya yaklaşıyor.

Leave a comment

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.