Menu

The scaffolders wife*

darağacının tahtalarını sök kanla lekelenmemiş bir yere taşı onları içinde iri taşları bulunan terk edilmiş tarlalara yeterince duvarlar örebilecek kadar ekilmemiş ve iyi olan toprağın üstüne tahtalardan cam çerçevesi ve kapı kes bir çatı, bir döşeme, bir mutfak masası iki sandalye ve bir aşk yatağı ketenden camı örerim sen yerleştirirsen penceresine *Başlık Mark Knopfler’in şarkısından […]

ŞİİR KİTAPLARI NEDEN OKUNMUYOR!

Şiir kitabımı çıkartmadan önce, dostlarımın ‘şiir kitapları okunmuyor’ demeleri üzerine çok düşündüm, neden okunmuyor! Yanılıyor muyuz? Fuarlarda şiir kitapları çok büyük ilgi görüyor. Ciddi şekilde edebi bir merak var. Edebiyat dergilerine yeni şairler akın akın şiir yolluyorlar. Halkımızın şiir merakı, edebiyat merakı var, hem de çok. Tarihimize baktığımızda kültürümüzün temeli şiirdir, ağıttır, beyittir, rubaidir. Böyle […]

Sen seni benden sor

Ses ver, sesim sessizliğimin dedikçe yüreğimdeki gama gömülüyorum, sorma diye haykırdıkça kendime, beni anmanı hatırlamanın içinde özlemeni sen beni sor burada bahar mevsimini yaylada mor menekşenin gizemini sor, serin rüzgârların saçlarımı nasıl dağıttığını sor. ferağında yorgunluğumu her geçen günde gençliğin tenini nasıl yırttığımı sor. Ruhumun enerjisinin tükenişini yüreğimde olan varlığınla, acıların bağrını nasıl deştiğimi sor. […]

Sadık Yemni: ‘Geleceğin Kafka’ları Avrupa’da yaşayan Türklerin arasından çıkacak.’

1975 tarihinde Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliğinde 3. sınıf öğrencisiyken kısa bir hava değişimi için Amsterdam’a geldi ve burada uzun yıllar kaldı. 1984 yılında Amsterdam’da kurulan Haber Gazetesi’nde aylık makaleler yazmaya başladı. 1985 yılında Utrecht şehrinde kurulmuş olan İlke Dergisi’nde söyleşiler ve makaleler, arada da öyküler yayımlandı. İlk kitabı olan Demirden Gaga (De ijzeren snavel) 1987 […]

Parijs Dertien Elf

Zon zindert dag grijnst grijs asymmetrische illusies smelten weg als Belgische bonbons in stil gekrijs in paniek doolt heiligheid door doolhoven en mensheid bakt lucht in tranenregen vogels duizelen op vliegers helden en lafbekken ijveren om zichzelf uit te vinden en debatsymfonieën sieren parlementaire marmers kwaad galoppeert aardig op religie door het vasteland verraad en […]

Kırılgan Mavi

Artık, Ne kapı kaldı girilesi Ne ışık, süzülesi Ne de bir yüz kaldı görülesi… Hepsi kirlendi Bir sen kaldın Annemi yitireli beri Bir ses düşer akşamın koyuluğuna Yorgun argın… Oysa sahilde dalgalar Lacivertle beyazı karıp Taze aşklara sarınıp Aymak için sabah mahmurluğundan Her şeyden habersiz Bir adam sahilde oltasını atmış Dalgınlığını tutuyorken En kırılganında mavinin… […]

İSTANBUL.

üstünde marmaranın kuş sürüleri bir çınar sarkar çok eski yıllardan gölgesinde demli çay içmek için vapur düdükleri güneşli sabahların yetişir ta uzaklara ardından sislerin istanbul sokak sokak istanbul adım adım birden boşalır gibi içimden

Kim evinde oturuyorsa…

Mücadele başladığında, kim evinde oturuyorsa, Ve kendi davası için başkasından mücadele bekliyorsa Bilmelidir ki, Mücadeleye katılmayan Yenilgiyi hak eder. Çünkü mücadele kaçınılmaz Mücadelenden kaçan Kendi davası için mücadele etmeyen Düşmanın galibiyeti için çalışıyor demektir. Çeviren: Mevlüt Asar